Koştur koştur yaşadığımız büyük şehir hayatından uzaklaşmak istediğimizde aklımıza ilk iş küçük sahil kasabaları gelir. Biraz sakinlemek, biraz kafa dağıtıp kaostan uzaklaşmak istediğimizde de yeni gezi planları genellikle Ege kıyılarında şekillenir. Ege’nin en sevilen sahil kasabalarından biri olan Ayvalık, işte tam olarak böyle bir yer. Arnavut kaldırımlı nostaljik sokakları, hemen dibindeki renkli Cunda Adası, lezzetli mekanları ve tüm gün tembellik yapmalık plajları ile Ayvalık herkes için bir hayata mola noktası. Üstelik yeni popüler olmuş bir yer de değil; çünkü geçmişte bir Rum yerleşimi olan Ayvalık’ın sıcaklığı ve samimiyeti daima aynı. Her neslin sevdiği kasabalardan biri olmasının nedeni ise hiç şüphesiz bol mezeli sofralarında dönen keyifli sohbetler! Parolamız rakı – balık – Ayvalık; hazırsanız Ayvalık Gezi Rehberi’mize başlıyoruz!

Ayvalık Gezi Rehberi’nde Ayvalık Nerede, Ayvalık’a Nasıl Gidilir, Ayvalık’a Ne Zaman Gidilir, Ayvalık’ta Gezilecek Yerler, Ayvalık Yakınında Gezilecek Yerler, Ayvalık’ta Denize Girilecek Yerler, Ayvalık’ta Nerede Kalınır ve Ayvalık Yeme İçme Önerileri’ni anlattık

AYVALIK NEREDE

Ayvalık; aslında Marmara Bölgesi’nin bir ili olan Balıkesir’in Ege Bölgesi’ne dahil olan ilçesi. Kuzeyinde Burhaniye’ye, güneyinde Dikili’ye, batısında ise Yunanistan’ın Midilli Adası’na komşu.

AYVALIK’A NASIL GİDİLİR

Ayvalık’a gitmek için en mantıklısı kendi aracınızı kullanmak ya da İzmir, Balıkesir gibi büyük şehirlere uçup indikten sonra havalimanından araç kiralamak. Bu seçeneklerin haricinde otobüsle de Ayvalık’a ulaşabilirsiniz; ancak hem merkezde hem Cunda Adası’nda hem de çevresinde rahatça ve hızlı şekilde gezebilmek için yine araca ihtiyacınız olacak.

İzmir’den Ayvalık’a yeni otoban üzerinden gitmek yaklaşık 1,5 saat, İstanbul’dan Ayvalık’a hiç ücretli köprü ve ücretli yol kullanmadan körfezi dolaşarak ulaşmak yaklaşık 6 saat, Topçular iskelesinden kalkan feribot ile ulaşmak 5 saat, Osmangazi Köprüsü üzerinden yeni açılan ücretli İzmir yolu ile 4 saat sürüyor. Feribot ile gidecek olanlar için bekleme süresinin yoğunluğa göre değişebileceğini eklemeden geçmeyelim.

AYVALIK’A NE ZAMAN GİDİLİR

O kadar kafa dinlemek, dinlenmek, nefes almak dedik; haliyle Ayvalık’a yazın gidin demeyeceğiz. 😊 Bizce Ayvalık ve Cunda’nın keyfi nispeten sakin olduğu dönemlerde çıkıyor. Bu yüzden; okulların kapanmadan hemen öncesi ve okulların açılmasından hemen sonrası bizim için Ayvalık’a ne zaman gidilir sorularının cevabı. Bu dönemlerde hem tüm mekanlar açık oluyor, hem de daha az kalabalıkta gezme şansı buluyorsunuz. Yaz mevsimi en hareketli ve en kalabalık zamanı, sonbahar ve ilkbaharda çok keyifli ancak kış mevsimine yaklaştıkça mekanların çoğu kapanabiliyor.

Resmi bayramlarda Ayvalık’a gitmeyi düşünüyorsanız, deneyimlerimize istinaden söyleyebiliriz ki Ayvalık yine de Çeşme, Bodrum ve Kaş kadar kalabalık olmuyor. Bayram kalabalığından kaçmak isteyenlerin Cunda Adası yerine Ayvalık merkezde kalması isabetli olur. Ne zaman gelirseniz gelin, Ayvalık’ın bol rüzgarlı olduğunu unutmayın! Bu durum yaz akşamlarında iyi gelirken, ilkbahar sonunda ve sonbahar başlarında bol esintili bir gezi yapacağınız anlamına geliyor.

AYVALIK’TA GEZİLECEK YERLER

Kafa dinlemelik Ege rotalarından Ayvalık’ta gezilecek yerleri Ayvalık’ın merkezi, Cunda Adası ve Ayvalık yakınındaki bazı noktalar oluşturuyor. 3 günlük Ayvalık gezisinde görebileceğiniz yerleri aşağıda listeledik.

#1 Ayvalık Sokakları:

Ayvalık sokaklarında kaybola kaybola dolaşmak burada yapılacak şeylerin başında geliyor; çünkü bu arnavut kaldırımlı daracık sokakların çoook eskiden kalma cumbalı evlerini fotoğraflamak, o sıralarda eski zamanlara ışınlanmak ve beğendiğimiz köşelerde pozdan poza girmek buranın olmazsa olmazı! 😊 Ayvalık sokakları, Avrupa şehirlerindeki old town sokaklarının küçük bir örneği gibi. Hatta, evler biraz daha renkli olsa kendinizi Yunan adasına gelmiş gibi bile hissedebilirsiniz! Sokak turunun bir diğer güzel yanı da Ayvalık’ın tatlı mekanlarını, sanat galerilerini ve eskicilerini keşfetmek. Tüm bunları görmek için ise uğramanız gereken yerler arasında Barbaros Caddesi, 13 Nisan Caddesi ve Macaron Sokağı bulunuyor. Caddeleri kesen paralel sokakları ihmal etmeyin tabii.

#2 Ayvalık Taksiyarhis Kilisesi:

Ayvalık, 16. yüzyıl sonlarında bir Rum yerleşimi olarak kurulmuş. Taksiyarhis Kilisesi de Ayvalık’ın ilk kilisesi. Zamanla yapılan eklemelerle büyütülen, 1844 yılında yeniden inşa edilen bu kilise, 1920’lerde tekel deposu olarak kullanılıp terk edilmiş. Neyseki 2012’de Kültür Bakanlığı tarafından restore edilip 2013’te ziyarete açılmış da şu an görebiliyoruz. Girişi 18 yaş altına ve Müzekart’ı olanlara ücretsiz, yoksa 7 TL. İç dekorasyonu oldukça görkemli, gelmişken görün deriz.

#3 Ayazma Kilisesi:

Eski dönemde muhtemelen geniş bir arazi üzerinde bir Yunan mimarisi olarak parıldıyordu ama şimdi sıkışıp kaldığı binalar arasında karşınıza çıktığında nereye geldik biz dedirtecek cinsten. Eski adıyla Faneromeni Kilisesi’nin dış mimarisindeki üçgen alınlığı ile eski bir Yunan tapınağını andırdığını hemen anlayacaksınız. Tamamlanması Taksiyarhis Kilisesi’nden çok daha sonraya denk geliyor, Neo Klasik stilde tasarlanmış. Ne akla hizmet bilemedik ama burası bir dönem zeytinyağı fabrikası olarak kullanılmış; bu yüzden de iç mimarisindeki birçok detayı kaybetmiş. Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmesiyle 2018’de müze olarak ziyarete açılmış. Pazartesi günleri kapalı, hafta içi de 17.00’de ziyarete kapanıyor. Biz yetişemediğimiz için içini gezemedik.

#4 Çınarlı Camii:

19.yüzyılda yine Rumlar tarafından bir kilise olarak yapılan, Cumhuriyet’in ilanından sonra minareleri eklenerek camiye çevrilen bu yapı adını çevresindeki çınar ağaçlarından alıyor. Dışarıdan baktığınızda zaten kiliseden dönüştürülmüş bir mimarisi olduğu çok belli; ancak esas güzelliği iç mekanındaki dekorasyon ve işlemeleri. 

#5 Şeytan Sofrası:

Ayvalık’a gidiyorum dediğinizde alacağınız önerilerin büyük kısmını Şeytan Sofrası’nda gün batımı içerecek. Haksız da sayılmazlar; çünkü Ayvalık’ın bilimumu adalarını yukarıdan gördüğünüz ve bir anda hızlıca serinleyen havasının güzelliği olarak muazzam bir gün batımı izleyeceğiniz yer Şeytan Sofrası. Evet, özellikle güneşin batmaya başladığı saatlerde çok ama çok kalabalık oluyor, tur yığını yaşanıyor ve rahat hareket edilemiyor; ancak buralara kadar gelmişken gün batımına karşı çantadan çıkaracağınız iki kadehle keyif yapılacak daha iyi bir nokta bilmediğimizi de ekleyelim.

Şeytan Sofrası’na ve adının nereden geldiğine ilişkin çok sayıda söylenti var. En yaygın olanı ise tepenin en ucunda bulunan ve şeytanın kaçarken bıraktığına inanılan ayak izi. Açıkçası, biz bu kısmıyla pek ilgilenmedik ve güneşin batışına odaklanmayı tercih ettik. 😊 Ayvalık merkezden Şeytan Sofrası seyir tepesine ulaşmak yaklaşık 15 dakika sürüyor. Eski adıyla Yeniçarohori köyüne çok yakın olduğu için ikisi arka arkaya planlanabilir. Gün batımına yakın gerçekten çok kalabalıklaştığı ve artık arabalar kontak kapatır duruma geçtiği için bu saatlerden biraz daha erken gitmekte fayda var. Kamu spotumuza gelecek olursak; manzarası bir yana, aşırı turizmden çok etkilenmiş bir yer. Maalesef her köşesi çöp kaynıyor! O yüzden, geziniz esnasında çöp atan birilerini görürseniz lütfen uyarmaktan çekinmeyin! Doğa hepimizin.

#6 Yeniçarohori / Küçükköy:

Uzun zamandır görmek istediğimiz Yeniçarohori, ülkemizin akıllı köylerinden biri. Akıllı köy ne oluyor dediğinizi duyar gibiyiz, haklısınız! Detaylarını ayrıca bir yazıda anlatacağız ama burada da kısaca özetleyelim istedik. Yeniçarohori, aslında Küçükköy’ün eski adı. Yeniçerilerin yeri anlamına gelen Yeniçarohori de Osmanlı Dönemi’nde Midilli adasının alınması sonrası çıkan isyanları bastırmak için yeniçerilerin geçici bir süreyle buraya yerleştirilmesi sonucu Rumlar tarafından koyulmuş bir isim. Zamanla Rumların yaşamaya başladığı Yeniçarohori, mübadele zamanı yapılan değişimle bir Boşnak köyüne dönüşmüş; ancak bir süre sonra Boşnaklar çeşitli sebeplerle bu köyü terk edip bazıları Ayvalık’ın çeşitli yerlerine gitmiş, bazıları da memleketlerine geri dönmüş. Terk edilen köy de bomboş, ipsiz sapsız ne kadar insan varsa onların bulunduğu yitik bir bölgeye dönüşmüş.

Bugün Yeniçarohori’yi ülkemizde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri yapan; Ayvalık’tan büyük şehirlere taşınmış yerlilerin akıllı köy projesi ile yeniden buraya dönmesi ve burada yerleşik hayata geçmesi. Akıllı köy projesi ile Yeniçarohori, hem kötü günlerinden dönüştürülüp yeniden kazandırılmış hem de projenin en büyük ayağı olan sanatsal çalışmalar köye bambaşka bir değer katmış. Yeniçarohori; artık birçok sanat galerisine, zanaatkara, otantik mekanlara, sanatla teknolojinin birleştiği etkinliklere ve köyün yerlisi olan kadın üreticilerin kurduğu bir pazara ev sahipliği yapıyor. Yeniçarohori’nin Rum döneminden kalma tarihi evleri ise köy gezinizde sizi şaşırtacak bir diğer konu.

#7 Cunda Adası:

Cunda Adası’nı içermeyen bir Ayvalık gezisi düşünülemez; hatta planlar ikisini de içerecek şekilde yapılır. Ne de olsa Ayvalık, Cunda; Cunda da Ayvalık demek. Yukarıda anlattığımız gibi; Ayvalık’ın geçmişteki topluluğunun çok büyük bir kısmını Rumlar oluşturuyor. Aynı şekilde, Cunda Adası da mübadele dönemine kadar çok az Türk’ün yaşadığı, yerlilerini neredeyse tamamına yakınını Rumların oluşturduğu bir ada. Değişimi, mübadele döneminde Rumların buradan göç ettirilmesiyle ve yakın Yunan adalarında yaşayan Türkerin adaya getirilişi ile başlıyor.

Nüfus değişimi yapılmış olsa da kültür nesilden nesile geçiyor ve Rum kültürü Cunda Adası’ndan aslında hiç çıkmıyor. Gerek mimarisi, gerek yemekleri, mezeleri ve hatta yaşam tarzı ile Cunda Adası, muhtemelen Türkiye’de görebileceğiniz en özel yerlerden biri. Bize sorarsanız, adanın güzelliği, geçmişten süregelen telaşsızlığından ve neşeli sofra kültüründen geliyor. Cunda’nın o güzel sofralarından birine oturup da çözemeyeceğiniz şey yoktur. Belki dokusu biraz bozulmuş, fazlaca binalaşmış olabilir; ama sokak aralarında sizi bekleyen mutlaka bir sürprizi, masasında sizi mutlu edecek bir mezesi mutlaka vardır.

#8 Cunda Taksiyarhis Kilisesi:

19. yüzyılda yapılan bir Rum Ortodoks Kilisesi olan Cunda Taksiyarhis Kilisesi, Ayvalık’ın ilk kilisesi ile aynı isimde. Adadaki Rum döneminin sona erişiyle terk edilen kilise, daha sonra içindeki tüm tasvirleri beyaza boyanarak minaresiz hali ile bir süre cami olarak kullanılmış. Ne var ki kilisenin cami olarak kullanımı da çok uzun sürmemiş ve 1944 yılında yaşanan depremde hasar görünce akabinde tamamen terk edilmiş. 1976 yılında Ayvalık doğal ve tarihi sit alanı ilan edilmiş olsa da maalesef kilisenin koruma çalışmalarına uzun yıllar başlanamamış.

Kilisenin uzun bir geçmişi var; restorasyonu ise kilise ancak kurul kararı ile Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı’na devredilince başlayabiliyor. Şükürler olsun böyle vakıflarımız var da şu içinde tarih yatan mimariler bölgeye ve dolayısı ile turizme geri kazandırılabiliyor. Vakfın başlattığı çalışmalar sonucu Cunda Taksiyarhis Kilisesi, tamamen aslına uygun restore edilip müzeye dönüştürülerek 2014 yılında ziyarete açılıyor.

Müze, Rahmi Koç’un İstanbul ve Ankara’da yer alan diğer müzeleri ile benzer bir koleksiyonun ev sahibi. Koleksiyonda oyuncaklar, model arabalar, buharlı modeller, ölçüm aletleri gibi belli dönemlere ait obje ve araçlar yer alıyor. Giriş ücreti yetişkinler için 7 TL, Müzekart’ı olanlara 3 TL.

#9 Cunda Sevim ve Necdet Kent Kütüphanesi:

Rahmi Koç’un Cunda’ya kazandırdığı yapılardan bir diğeri Sevim ve Necdet Kent Kütüphanesi. Kütüphane aslında Agios Yannis Kilisesi’nde yer alıyor. Ayvalık’tan adaya girdiğinizde sizi karşılayan ilk mimari olan bu kilise, Orta Çağ mimarisi ve yanındaki değirmeni ile ünlü. Mübadele dönemi ile terk edilen ve tıpkı Taksiyarhis Kilisesi gibi 1944 depremi ile büyük hasar gören Agios Yannis Kilisesi de Rahmi Koç’un desteği ile adaya kazandırılan değerlerden.

Kilise resore edilirken değirmeni de aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş ve böylece şu anki görünümünü kazanmış. Kilise yapısı içindeki kütüphanede, aynı zamanda Muhtar Kent’in babası olan önemli diplomatlarımızdan Necdet Kent’in 1.300 kitabı içeren koleksiyonu yer alıyor. Zaten, müzeye bu kitapları bağışlayan da Muhtar Kent’in kendisi.

Kütüphane, günümüzde Cunda’nın seyir noktalarından biri olan Aşıklar Tepesi’nde ve güzel bir manzaraya sahip. Kilisenin terasındaki küçük kafede ufak bir mola vermeyi unutmayın, 17.30’a kadar açık. Değirmen de şu an bu kafenin mutfağı olarak kullanılıyor.

#9 Cunda Panaya Kilisesi:

Agios Yannis Kilisesi’nden aşağı doğru yürüdüğünüzde Panaya Rum Kilisesi’ni görebilirsiniz. Maalesef günümüze dek korunamamış ve şu an sadece üç duvarı bulunuyor. Kilise, bu bölgeye özel sarımsak taşı ve granit taş ile örme tekniği ile yapılmış. Korunabilse, konumu ve mimari stili ile adanın önemli noktalarından biri olacağı kesinmiş. Özellikle, duvarlarına sprey boya ile hunharca ve cahilce yazılanlar içimize içimize çöktü ve gördüğümüz manzara karşısında kahrolduk. Oysa, bu tarz yapılar şu anki halinden bile geri döndürülüp detaylı restorasyon çalışması ile geri kazandırılabilir. Hiçbir şeyin değerini bilmiyoruz; gerçekten çok yazık.

#10 Despot Evi:

Bu isim de nereden çıktı diyorsanız hemen anlatalım. Despot, Rum Ortodoks din adamlarına verilen isim. 1862’de Rum bir despot tarafından yaptırılan bu konak, despotun talihsiz ölümü sonrası Osmanlı Devleti tarafından alınarak Hükümet Binası olarak kullanılmış. 1920’lere gelindiğinde önce öksüzler yurdu, 1980’lere dek de Türkler tarafından hem yurt hem de okul olarak değerlendirilmiş. Yurt binası adanın başka köşesine taşınınca bu ev de diğer Rum yapıları gibi uzunca bir süre boş kalmış, o arada tahrip edilmiş ve metruk bir yer haline gelmiş.2015’e dek zarar görmüş haliyle ziyaret edilebiliyormuş ve böylece de zamanla Cunda’nın turistik fotoğraf noktalarından biri olmuş. Muhtemelen Cunda’yı araştırırken Despot Evi karşınıza çıkacak; ancak 2015’ten itibaren geçirdiği uzun restorasyon sürecinin ardından buranın artık bir butik otel olarak hizmet vermeye başladığını belirtelim.

AYVALIK ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER

Ayvalık’ta geçireceğiniz 2-3 güne çevresindeki bazı noktaları da ekleyip geziyi uzatabilirsiniz. En sevdiklerimizi aşağıda listeleyelim.

#1 Dikili:

Ayvalık’tan yarım saatte ulaşabileceğiniz Dikili, İzmir’in en sakin sahil yerleşimlerinden. Dikili’nin merkezinde gezecek ve yapacak çok fazla şey olmasa da koyları bugüne kadar gördüğümüz en iyiler arasında olduğundan Ayvalık gezilerine eklenmesini şiddetle tavsiye ederiz.

Dikili koyları hakkındaki yazımızı şuraya bırakalım da tavsiyemizi kanıtlarla destekleyelim. 😊

DİKİLİ KOYLARI VE DİKİLİ TEKNE TURU

#2 Bergama:

Ayvalık’tan Bergama’ya ulaşmak yaklaşık 50 dakika sürüyor. Antik kent gezilerini seviyorsanız Bergama’yı da listenize dahil edebilirsiniz. Özellikle, Bergama antik kentinin Roma dönemi kalıntıları, antik tiyatrosu ve Bergama’nın eski Rum mahalleleri bu geziyi daha güzel hale getiriyor.

#3 Midilli Adası:

Ayvalık’tan 45 dakikada ulaşacağınız, Yunanistan’ın en büyük adalarından Midilli, yine bu geziye eklenebilecek rotalardan. Ayvalık ve Cunda’nın Rum etkilerinin üzerine bizce Midilli Adası çok gider. Midilli, farklı karakterlerdeki köyleri ve plajları ile Türkiye’den gidilen Yunan adaları arasında en sevilenlerden biri. Bayramlarda ve resmi tatillerde geçişin çok kalabalık olduğunu ve en güzel zamanının daha sakin sezonlarda olduğunu ekleyelim. Bir de Midilli’ye günübirlik gidenler oluyormuş; ada o kadar büyük ki buranın keyfi tek günde asla çıkamaz. Midilli Adası için en az 2, hatta 3 gün diyoruz.

#4 Foça & Eski Foça:

Eski Foça sevgimiz artık herkes tarafından öğrenildi. 😊 Ayvalık’tan Foça’ya gitmek 1,5 saat sürdüğü için onu da listeye almadan edemedik. Eski Foça, İzmirliler için bir dönemin favori yazlıkçı bölgesi. Özellikle Eski Foça’nın taş evlerle dolu nostaljik sokakları, kafa dinlemelik mekanları ve pırıldak plajları burayı sevme nedenlerimizden bazıları. Ayvalık gezi rehberini Eski Foça gezi rehberine çevirmeden daha önce yazdığımız yazıyı aşağı bırakıyoruz.

FOÇA GEZİ REHBERİ: 2 GÜNDE FOÇA’DA GEZİLECEK YERLER

AYVALIK’TA DENİZE GİRİLECEK YERLER

Özellikle yaz döneminde Ayvalık’ta gündüzleri yapılacak en iyi şey kesinlikle denize gitmek. Biz de yazın gittiğimiz için akşamüstü hava serinleyene dek vaktimizi Ayvalık plajlarını keşfederek geçirdik. En sevdiklerimiz Şirinkent Spor Kulübü ile Ortunç Koyu oldu ama tüm önerilerimizi aşağıdaki yazıda bir araya getirdik.

AYVALIK PLAJLARI VE AYVALIK DENİZE GİRİLECEK YERLER

AYVALIK’TA NEREDE KALINIR

Ayvalık’ı gezmeye gelenlerin büyük bölümü Cunda Adası’nda kalmayı tercih ediyor. Cunda Adası’nın Alaçatı benzeri butik otelleri konaklamak için gerçekten çok güzel; ancak özellikle sezonda ve bayram tatilinde konaklama için daha yüksek rakamlar ödemeniz demek.

Ayvalık’a araba ile gidecekseniz, konaklamayı Cunda Adası yerine Ayvalık’ın merkezinde yapmanızı öneririz. Ayvalık sokakları da en az Cunda Adası’nın sokakları kadar güzel ve otelleri adadaki alternatiflere göre daha uygun fiyatlarda. Biz Ayvalık & Cunda gezimizi bayram tatiline denk getirdiğimiz için Cunda Adası’nda yer bulamamıştık. Ayvalık merkezde kendimize bayram şartlarında ekonomik bir yer bakarken Airbnb’de Stairway pansiyonu görüp oda rezervasyonumuzu oraya yaptık. Geçirdiğimiz 4 geceden sonra şunu çok net söyleyebilirim ki Stairway’in sahibi Monika Hanım ve Sedat Bey ile insanın ömrü uzar. 😊 Onların sohbetleri ve önerileri ile gezimiz daha da güzelleşti; yine gitsek hiç şüphesiz yine Stairway’de kalırız. Yakınlarında park imkanı olması da araçla gelecekler için oldukça avantajlı.

Airbnb ile ilk kez konaklayacaklar için 130 TL indirim sağlayan üye olma linkimizi buraya bırakıyoruz. Siz indirimli rezervasyon yaparken biz de kredi kazanıyoruz, böylece hep birlikte ekonomik geziyoruz.

AYVALIK YEME İÇME ÖNERİLERİ

Bizce Ayvalık gezilerini güzel yapan etkenlerden biri kesinlikle buradaki yeme içme mevzusu. Denemeniz gereken o kadar çok mekan var ki bir süre sonra gezilecek yerlerden çok gidilecek kafelerin, pastanelerin, restoranların peşinde bir rota çizmeye başlıyorsunuz. Kilo alma garantili Ayvalık & Cunda yeme içme önerilerimiz için aşağıdaki yazımızı okumayı unutmayın! 

AYVALIK’TA NEREDE NE YENİR VE AYVALIK’TA YEME İÇME

Ayvalık gezi rehberimizin sonuna geldik. Ayvalık ve çevresine dair gezi notlarımıza ve fotoğraflarımıza Instagram’da @nesemcelikkkaya hesabından ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!