Doğal güzellikler açısından çok şanslı bir ülkede yaşıyoruz; üstelik bazılarının ünü sadece yurt içi ile sınırlı da değil. Onlardan biri şüphesiz Kazdağları bölgesi. Hem eşine az rastlanır, hem de tarihi, kültürel ve doğal çeşitlilik açısından inanılmaz zengin bir yer. Antik Çağ’da İda Dağı olarak geçen Kazdağları, adını Ege ve Marmara bölgelerinin arasındaki sınırı oluşturan sıra dağlardan alıyor. Oksijen bolluğu yönünden dünyada ilk üçte; kısaca şifası bol bir doğanın içinde.

Yunan Mitolojisi’nin ve geçmişten günümüze uzanan efsanelerin merkezi olan Kazdağları; aynı zamanda dünyanın ilk güzellik yarışmasına ev sahipliği yapan, Troia Savaşları’na sahne olan, Zeus’un evi, hatta Hera ile evlendiği, İlyada ve Sarıkız efsanelerinin doğduğu özel bir yer. Bizce Kazdağları, ülkemizin en mistik bölgelerinden. Arınmak, nefes almak, dinlenmek, doğaya karışmak, huzur bulmak ve doğa karşısında büyülenmek için gelebileceğiniz, Türkiye’de mutlaka ama mutlaka görmeniz gereken bir yer.

Kazdağları Gezi Rehberi yazımızda Kazdağları’nda gezilecek yerler listemizi ve Kazdağları’na gitmeden önce bilmeniz gerekenler dediklerimizi bir araya topladık. Şimdiden iyi gezmeler!

Adatepe Köyü, Kazdağları

KAZDAĞLARI GEZİSİNİ PLANLAMADAN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLER

Kazdağları’na gitmeyi düşünenler için, geziyi planlamadan önce dikkat edilmesi gereken noktaları özetlemek istedik.

#1 Kazdağları Bölgesi

Kazdağları Biga Yarımadası’nın en yüksek noktası. Kazdağları olarak adlandırılan bölge Balıkesir ile Çanakkale arasında yer alıyor, milli parkın haricinde gezilecek noktaların çoğu Edremit ilçesinin çevresinde.

#2 Kazdağları Milli Parkı

Kazdağları Milli Parkı, Edremit’te yer alan bir tabiat parkı. Parkın eteklerinde gezilecek kanyonlar, göletler, köyler ve mesire yerleri bulunuyor; ancak milli parkın derinliklerinde gezintiye çıkmak için mutlaka aşağıdaki başlıklarda bahsedeceğimiz Alan Kılavuzları ile irtibata geçmek gerekiyor. Kazdağları Milli Parkı’nın rehbersiz, bireysel olarak gezilmesi mümkün değil.

Yeşilyurt Köyü, Kazdağları

#3 Kazdağları’nın Biyoçeşitliliği ve Yaban Hayatı

Endemik bitki türleri ve çeşitliliği açısıdan dünyanın en zengin yerlerinden biri olan Kazdağları, sınırları içerisinde başta Kazdağı Göknarı olmak üzere birçok bitki ve ağaç türüne ev sahipliği yapıyor. Önemli ekoturizm noktalarımızdan biri olan bu bölgede; aralarında ayı, karaca, su samuru, sincap, yarasa, sansar, keklik, tahtalı, yaban kedisi ve porsuk gibi çok çeşitli hayvan türlerinin yaşadığını da ekleyelim. Kazdağları, denize komşu doğası ile dünyada oksijenin en bol olduğu üç noktadan biri.

#4 Kazdağları Mesire Yerleri

Kazdağları’nda yer alan Hasanboğuldu, Mıhlı, Sutüven ve Şahindere Kanyonu gibi mesire yerleri, ulaşımı kolay olduğu için özellikle hafta sonlarında oldukça kalabalık oluyor. Bu gibi yerleri görmek istiyorsanız, mutlaka sabah erkenden yola çıkmalı ve rotanızı öyle kurmalısınız.

#5 Kazdağları’nda Konaklama

Kazdağları’nda konaklamak için Kazdağları köylerindeki butik otelleri ve kamp alanlarını tercih edebilirsiniz. Köylerdeki butik otellerin oda+kahvaltı rakamları biraz yüksek ve yeme içme aktiviteleri genellikle otellerin restoranlarında yapılabiliyor. Herhangi bir otelde konaklamasanız da, otel dışarıdan ziyaretçi kabul ettiği sürede restoranına rezervasyon alıyor. Kazdağları için Assos’ta kalmak ve gezileri günübirlik yapmak da bir seçenek. Yine de böylesine güzel bir doğada geziye çıkacaksanız, konaklama açısından önceliği kamp ve bungalov alanlarına vermenizi tavsiye ederiz.

#6 Kazdağları’na Dokunma!

Memleketimiz eşsiz bir doğaya sahip; ancak ne yazık ki her güzel ve benzersiz köşemizde olduğu gibi, Kazdağları’nın da çilesi bitmiyor. Tarihten bugüne dek çeşitli antik yerleşimlerin merkezi olan, tüm dinlerde kutsal sayılan, oksijeni bol ve şifalı Kazdağları; eşsiz biyoçeşitliliğine ve fazlasıyla katkıda bulunduğu dünya ekosistemine geri dönüşü olmayacak zararlarla sonuçlanacak birtakım maden ve baraj projelerinin odağı olmuş durumda. Kazdağları’nın bozulmasına sebebiyet verecek her türlü projenin lütfen farkında ve karşısında olun. Doğa hepimizin ve bunu gelecek nesillere taşımak en önemli görevimiz.

Adatepe Köyü, Kazdağları

KAZDAĞLARI’NDA GEZİLECEK YERLER

Kazdağları’nda gezilecek yerler geniş bir bölgeye yayılıyor. Lokasyonlar arası vakit kaybetmemek ve erken saatte yola çıkabilmek için mutlaka kendi aracınızla gezin.

#1 KAZDAĞLARI MİLLİ PARKI

Kazdağları Milli Parkı, dünyanın başka yerlerinde olmayan endemik bitki türleri, bol yeşilli doğası ve yaban hayatı ile sadece Biga Yarımadası’nın değil, hem ülkemizin hem de dünyanın oksijen merkezlerinden biri. Milli park, büyüklü küçüklü birçok göletin, şelalenin ve kanyonun da ev sahibi. Ege ve Akdeniz’i ayıran, Biga’nın da en yüksek noktasını oluşturan Kazdağları ve çevresi, korunması gereken doğal çeşitliliği ile 1993 yılında milli park ilan edilmiş.

Kazdağları’nda yetişen 800 bitki türü arasında; Türkiye’ye ait endemik 40 bitki ve sadece Kazdağları’nda yetişen 15 bitki yer alıyor. Kızılçam ve karaçam ormanları büyük bir alanı kapsarken, park içerisinde maki, göknar, kayın, sapsız meşe ve macar meşesi gibi farklı ağaç türleri de yer alıyor. Milli parktaki en önemli ağaç türlerinden biri şüphesiz Kazdağı Göknarı; çünkü sadece bu bölgede yetişiyor. Kazdağları, denize komşu doğası ile dünyada oksijenin en bol olduğu üç noktadan biri.

Kazdağları Milli Parkı Gezisi İçin:

Parkı detaylıca gezmek için Zeytinli köyündeki Kazdağları Tanıtım Ofisi’ne giderek bir Alan Kılavuzu ile anlaşmanız ve bu kişinin size rehberlik etmesi gerekiyor. Milli park rehbersiz, bireysel olarak geziye açık değil. Alan kılavuzları ile böyle bir tura çıkılmasının avantajı hem gideceğiniz yolu bilmeniz, hem de göreceklerinizin ne olduğunu anlatılacak detaylar ile öğrenecek olmanız. Kılavuzların hepsi bölgede yaşayan kişiler arasından, belirli eğitimler sonrası seçiliyor.

Alan Kılavuzu için Zeytinli Köyü Kazdağları Tanıtım Ofisi: 0 266 377 29 49

Mıhlı Şelalesi Yolu, Kazdağları

#2 KAZDAĞLARI SARIKIZ TÜRBESİ

Kazdağları Milli Parkı’nı dolaşacaksanız, zirvedeki Sarıkız Türbesi’ni de ziyaret edebilirsiniz. Kazdağları’nın en yüksek noktalarından biri olan Sarıkız Tepesi olarak adlandırılıyor, tepenin adı da Sarıkız efsanesinden geliyor.

Sarıkız Efsanesi:

Annesinin ölümünden sonra babasıyla Kazdağları eteklerinde yaşamaya başlayan güzeller güzeli Sarıkız, ona talip olan kimseyle evlenmek istemeyince adı köyün gençleri tarafından kötüye çıkarılır. Köylülerin Sarıkız’a olan iftiralarının sonucu, babasının namusunu temizlemek için örf ve adetler gereği Sarıkız’ı öldürmesi gerekmektedir. Kızını çok seven baba, ona kıyamaz ve Sarıkız’ı alıp Kazdağları’na götürerek onu orada ölmeye terk eder.

Aradan yıllar geçtiğinde köyde yayılan ‘dağda ermiş bir kızın yaşadığı ve yoluna çıkanlara yardımda bulunduğu’ söylentileri üzerine, kızının halen yaşadığını ve bu kişinin Sarıkız olduğunu düşünür. Böylece, kızına bulmak için yola düşer. Bugünkü Sarıkız Tepesi’nde kızına kavuşur, ondan su istediğinde ise kızının bir eliyle kilometrelerce ötedeki Güre’den su getirdiğini görünce kızının erdiğini anlar. Kızından yıllarca yok yere ayrı kaldığını, Sarıkız’a haksızlık edildiğini fark eden baba, üzüntüsünden Kazdağları’nda hayatını kaybeder.

Sarıkız’ın ölüme terk edildiği yer bugün Sarıkız Tepesi, babasının öldüğü yer ise Baba Tepe olarak geçiyor ve her ikisi için de bu noktalarda birer türbe bulunuyor. Töre cinayetlerine dikkat çeken, bölge halkı ve Türkmenler için de oldukça önemli olan Sarıkız Efsanesi için her yıl Ağustos ayında bir anma etkinliği de düzenleniyor.

Adatepe Köy Meydanı, Kazdağları

#3 KAZDAĞLARI KÖYLERİ

Kazdağları’nın doğası kadar köyleri de ünlü. Kazdağları eteklerinde kurulu bu şirin köyler, uzun yıllar Rumların, Türkmenlerin ve Oğuz’ların farklı boylarından gelen toplulukların birlikte yaşadığı, zengin bir kültüre ortaklık ettiği yerler olmuş. Kazdağları eteklerinde, büyüklü küçüklü çok sayıda köy var; yazının devamında birkaçını özetleyelim.

3.1 ADATEPE KÖYÜ

Küçükkuyu’ya bağlı Adatepe köyü, Kazdağları’nda mutlaka görmeniz gereken yerlerden. Eski bir Rum köyü olan Adatepe, koruma altında olduğu için geleneksel Rum tipi taş ev mimarisini halen koruyor. Geçmişte köyün nüfusu oldukça kalabalıkmış, 60’lı yıllarda terk edilene dek de nüfusun çoğu Rumlardan oluşuyormuş. Uzun süre Türkler ve Rumlar bir arada yaşamış, sonrasında köyde yaşam giderek azalmış. Ne zaman ki Ayvalık’ın Yeniçarohori köyünde olduğu gibi bir grup aydının köye gelip bir düşünce merkezi kurmuş, işte o zaman Adatepe’nin ünü de eski günlerine kavuşmuş.

Adatepe sokaklarında gezintiye çıkıp köy meydanındaki kafelerde otlu dondurma molası vermek buranın klasiklerinden. Otlu dondurmada nar çiçeği ve kekik bizim favorimiz. Sokakları gire çıka 1-2 saatte burayı dolaşabilirsiniz. Yeme içme konusunda güzel alternatifler arıyorsanız otellerin restoranlarına bakmanız iyi olur, küçük bir köy olduğu için çok da fazla seçenek bulunmuyor.

Adatepe köyünde görmeniz gereken yerlerden biri de köyün tarihi ilk okulu olan Taşmektep. Eskiden aktif olan okul, nüfusun burayı terk etmesiyle öğrenci azlığından kapanmış. 80’li yılların başında, bir grup aydının okulu restore edip yeniden açmasıyla bu bina bir etkinlik merkezine dönüştürülmüş. Artık belirli bir program eşliğinde özel etkinlik ve atölyelere ev sahipliği yapıyor.

Taşmektep, Kazdağları

3.2 ADATEPE ZEYTİNYAĞI MÜZESİ

Adatepe köyünden çıkışta yol üzerindeki Adatepe Zeytinyağı Müzesi’ne de uğrayabilirsiniz. Yeri köy içinde değil, köye araç ile yaklaşık 10 dakika mesafede. Ülkemizde türünün ilk örneği bir müze özelliğinde, eski bir sabunhanenin restore edilip dönüştürülmesi ile hazırlanmış. 2001 yılında beri de ziyarete açık. Müzenin oluşturulma amacı, ülkemiz için önemli olan zeytinyağı üretiminin kalıcı bir anlatım merkezi olmasını sağlamak.

Müzede zeytinyağı ve sabun yapımı ile ilgili tüm süreçler hakkında detaylı bir anlatım mevcut. Üretim aşamalarında kullanılan pres, zeytin toplama aletleri, taşıma ve saklama kapları gibi çeşit çeşit eski tip araç, müzenin oluşturulması esnasında civar köylerden toplanmış. Müzede bir de alışveriş yapabileceğiniz küçük bir mağaza var. Girişi ücretsiz.

Zeus Altarı, Kazdağları

3.3 ZEUS ALTARI

Adatepe’nin ardından gidebileceğiniz bir nokta da Zeus Altarı. Homeros’un İlyada Destanı’nda Zeus’un Truva Savaşı’nı izleyip yönettiğini söylediği yer olarak ayrı bir öneme sahip. Zeus Altarı’nın bulunduğu tepenin manzarasında Küçükkuyu, Edremit Körfezi ve Midilli Adası yer alıyor, özellikle gün batımı saatlerinde sıklıkla tercih edilen bir konum.

Biz de Adatepe gezisi sonrası gün batımı saatinde gitmiştik, ancak bu saatlerde çok kalabalık olduğunu ekleyelim. Aracınızı girişe park edip 10 dakika kadar yürüyorsunuz, turistik bir nokta olduğu için düzgün bir yürüme yolu var ve yorucu değil. Bölgede çok popüler ve sevilen bir yer olsa da hem yürüyüş yolu hem de altarın bulunduğu nokta maalesef çevre kirliliğinden nasibini almış. Keşke bu kadar hoyrat ve vicdansız bir kullanıma maruz kalmasaydı.

Yeşilyurt Köyü, Kazdağları

3.4 YEŞİLYURT KÖYÜ

Adatepe gibi Türklerle Rumların uzun süre bir arada yaşadığı bir diğer Kazdağları köyü de Yeşilyurt. Eski adı Büyük Çetmi olan Yeşilyurt köyü, Kazdağları’nda göçebe olarak yaşayan Türklerin kurduğu otantik köylerden. Buranın mimarisi de Adatepe’deki gibi Rum tipi taş evlerden oluşuyor; çünkü zaten bu evleri de yapan Rumlar. Mübadele dönemine dek bir arada, huzurla yaşayan halk, mübadele ile birlikte ayrılmak durumunda kalmış.

Kazdağları köyleri arasında turistik açıdan oldukça ünlü; köydeki çoğu taş konak da butik otel olarak hizmet veriyor. Bu bölgeyi gezmeyi gelenler genel olarak ya Adatepe’de ya da burada kalıyor. Adatepe’deki gibi, nostaljik sokaklarında gezinebilir, otellerin restoran ve kafelerinde dinlenme molaları verebilirsiniz. Köyün meydanındaki çay bahçesi ve çevre kafeler de oldukça keyifli. Meraklısı için köyün tepesinde yer alan bir otelin küçük bir teknoloji müzesi bulunuyor. Köyü rahat rahat gezmek için yine 1-2 saat yeterli olur.

3.5 ÇAMLIBEL KÖYÜ

Çamlıbel, Adatepe ve Yeşilyurt köyleri ile birlikte Kazdağları’nın en turistik köylerinden biri. Aslında adını biraz da Tuncel Kurtiz’in ve kayınbiraderi Erhan Şeker’in işlettiği Zeytinbağı Otel ile duyurmuş diyebiliriz. Zeytin ağaçları ile çevrili Çamlıbel, Tuncel Kurtiz’in mezarına ev sahipliği yaptığı için ayrı bir önem taşıyor.

Kazdağları bölgesinde konaklamak için tercih edilen köylerden biri; çeşitli kafe ve tasarım butikleri de bulunan sakin bir yer. Köyü gezi listenize alacaksanız, Zeytinbağı Otel’de bir akşam yemeği ile birleştirmenizi öneririz. Şef Erhan Şeker’in lezzetli tabakları ve otelin doğa ile iç içe huzurlu ambiyansı, köy gezisinin ardından yapılabilecek en güzel şeylerden.

Zeytinbağı Otel, Çamlıbel Köyü

3.6 TAHTAKUŞLAR KÖYÜ

Kazdağları’ndaki Türkmen köylerinden biri olan Tahtakuşlar için Adatepe ve Yeşilyurt ile kıyaslandığında çok da turistik diyemeyiz. Genel mimari açısından, Aatepe ve Yeşilyurt’daki taş ev yapısı burada çok hakim değil. Oğuz Türkleri’nin Tahtacılar boyundan gelen grubun buraya yerleşmesi ve esas olarak ahşapla ilgilenmesi üzerine köyün adı Tahtakuşlar olarak kalmış.

Eski dönem Türkmen geleneklerini büyük oranda sürdürdükleri için bazı kaynaklarda ‘şaman köyü’ olarak bahsedildiğini görebilirsiniz. Köy, Tuncel Kurtiz’in öldüğünde gömülmek istediği yer olarak ünlense de listemizde bulunmasının nedeni başka. Okumaya devam edelim. 😊

Tahtakuşlar Köyü, Etnografya Galerisi

3.7 TAHTAKUŞLAR ETNOGRAFYA GALERİSİ

Kazdağları köylerinden Tahtakuşlar, bölgenin ilk etnografya galerisinin ev sahibi. Tahtakuşlar Etnografya Galerisi, Şaman kültüründen gelen Türkmen mirasını korumak ve yaşatmak amacıyla, Tahtakuşlar’da doğan öğretmen Alibey Kudar tarafından kurulmuş. Ülkemizin ilk özel etnografya galerisi. Koleksiyon, Alibey Bey’in kimseden destek almadan, tamamen kişisel araştırmaları ve aile imecesi ile biriktirdiği eşya, obje, el sanatları ve örneklerden oluşuyor.

Galeride geleneksel Türkmen kıyafetlerini, akseuarlarını, sosyal yaşamda kullanılan eşya, obje ve aletleri, Türkmenlerin günlük yaşamda kullandıkları eşyalardan örnekleri görebilirsiniz. Türkmen kültürünün yanı sıra Tahtakuşlar ve çevresine ait bölgesel ve kültürel detaylar da sergileniyor. Galerinin bir bölümü su altı dünyasına ayrılmış örneğin. Dünyada doldurularak sergilenen en büyük deri sırtlı deniz kaplumbağası burada; birkaç yıl önce bu yakınlarda ölü olarak bulunduktan sonra galerideki yerini almış. Galeri her gün açık; giriş yetişkinler için 4 TL, öğrenciler için 2 TL.

Yeşilyurt Köyü, Kazdağları

#4 KAZDAĞLARI DARIDERE TABİAT PARKI

Kazdağları, doğal zenginlikler açısından oldukça cömert bir yapıya sahip. Birazdan bahsedeceğimiz mesire yerlerinin yanı sıra, köy gezilerinizin ardından uğrayabileceğiniz bir nokta da Darıdere Tabiat Parkı. Köy gezileri esnasında Narlı köyündeki tabelaları takip ederek Darıdere’ye ulaşabilirsiniz. Darıdere Tabiat Parkı’nda, diğer milli parklarımızda olduğu gibi gün içinde kullanabileceğiniz büfe, kafe, tuvalet, ahşap masalı piknik alanı imkanları bulunuyor. Özellikle kamp ve karavan konaklamaları için uygun bir yer; ancak kamp alanında tuvalet yok ve mevsimsel olarak bazı dönemlerde kamp alanı açık olmayabiliyor.

Gitmeden önce araştırmak, aramak gerek ve gelirken de tüm yiyecek içecek ihtiyaçlarına karşı hazırlıklı olmak gerek. Yeri gelmişken ekleyelim; Darıdere, oksijen bolluğu bakımından İsviçre Alpleri’nden sonra geliyor.

Listenin bundan sonraki başlıkları için mutlaka erkenden yola çıkmanızı ve erken saatte hareket etmenizi öneriyoruz. Mesire yerleri saat geçtikte kalabalıklaşıyor ve geç saatlerde hiçbir yerin tadı kalmıyor.

Sutüven Şelalesi, Kazdağları

#5 KAZDAĞLARI SUTÜVEN ŞELALESİ

Sutüven Şelalesi, Hasanboğuldu Şelalesi’ne giderken geçtiğiniz köprüden görülen yer. Aracınızı bıraktıktan sonra, ahşap köprü üzerinden yürürken, sol tarafınızda Sutüven ile karşılaşacaksınız. Şelaleden akan suyun doğduğu yer Kazdağları Milli Parkı içinde, Hasanboğuldu çayı üzerinden gelerek bu noktada dökülüyor. Adı taştan taşa sıçrayan (tüveyen) sudan türemiş. Sabah erken saatlerde bu noktanın aşağısına inip mini göletinin içinde yüzenleri görmek mümkün. Su sıcaklığı ortalama 6-7 derece. 😊

#6 KAZDAĞLARI HASANBOĞULDU ŞELALESİ

Kazdağları eteklerinde kolayca ulaşılabilen şelale ve göletlerden biri Hasanboğuldu. Sutüven Şelalesi’ni gördükten sonra takip edeceğiniz yolun 10 dakika ilerisi Hasanboğuldu Göleti’ne çıkıyor.

Gölet alanındaki havuzların suyu oldukça temiz, arada serinlemek için suya girenlere rastlayabilirsiniz. Göletin dibi taşlık olduğundan atlamak, zıplamak yasak. Suya girerken de dikkatli olmak gerekiyor. Havuzların bulunduğu alanlarda yüzmenin yasak olduğu yazılan tabelalar bulunsa da biz o kadar çok yüzen gördük ki bunun taşlardan dolayı kaymaya ya da yüzme bilmeyenler için boğulmaya karşı bir uyarı olarak yazıldığını düşündük.

Tipik bir mesire yeri olduğu için etrafında alışveriş yapılabilecek tezgahlar ve kafe tarzında hizmet veren küçük işletmeler bulunuyor. Araç yolu standart binek araç için uygun, biz herhangi bir sorun yaşamadık. Hasanboğuldu ile ilgili verebileceğimiz en uygun tavsiye, sabah çok erken saatte gitmeniz. Sabah 10:00’dan itibaren giderek kalabalıklaşıyor ve mesire alanında bulunan piknik masaları ile birlikte bir süre sonra görmek istemeyeceğiniz türden manzaralara sahne oluyor. Oysaki doğası çok güzel ve bizce buraya en çok sakinlik yakışıyor.

Mıhlı Şelalesi, Kazdağları

#7 KAZDAĞLARI MIHLI ŞELALESİ

Kazdağları eteklerinde gidilebilecek bir diğer mesire alanı da Mıhlı Şelalesi. Mesire alanı Mıhlı Çayı’nın çevresine yayılıyor, yine doğası çok güzel olan noktalardan. Ancak, ne yazık ki buranın da değeri pek bilinememiş. Zira, bu çevrede gördüğümüz en yoğun çevre kirliliği Mıhlı çevresindeydi. Mangal partileri ve sağa sola atılmış plastik yığınları daha çaya gelmeden başlıyor. Haliyle, bu manzaralar insanda ne gezme ne de görme hevesi bırakıyor.

Mıhlı Şelalesi’nin ilerisinde tarihi Başdeğirmen Köprüsü de görülebilir; ancak biz buraya pandemi döneminde gittiğimiz ve gördüğümüz manzaralara karşısında şoka girdiğimiz için Mıhlı’dan Başdeğirmen’e hiç yürümedik. İlla ki görmek istiyorsanız, tavsiyemiz yine sabah çok erken saatlerde gelmeniz. Araç yolu standart binek araç için uygun; çaya yaklaştıkça engebeli toprak yol başlıyor, burada aracınızı park edip yürüyerek devam edin.

#8 KAZDAĞLARI ŞAHİNDERESİ KANYONU

Sabah kuşları olarak erkenden uyanıp daha açılmadan geldiğimiz Şahinderesi Kanyonu, Kazdağları çevresinde en sevdiğimiz rotalardan biri oldu. Kalabalığa kalmamak ve kanyondan nefret edercesine kaçmamak için yapabileceğiniz tek bir şey var; o da buraya gerçekten sabahın köründe gelmek. 😊 Şahinderesi Kanyonu’na piknik alanı tarafından gitmeniz gerekiyor, zaten navigasyonda görünen lokasyon burası.

Şahinderesi Kanyonu’na gidiş

Aracınızı park ettikten sonra piknik alanına iniyorsunuz ve sol taraftan kanyona doğru yürümeye başlıyorsunuz. Bazı noktalarda taşların üzerinden atlamanız, bazı noktalarda suyun içinden ilerlemeniz gerekiyor. Parmak arası terlikle gidilebilecek bir yolu yok; o yüzden ayağınızda ya deniz ayakkabısı ya da suya girmeye uygun bir outdoor ayakkabısı olması iyi olur.

Kanyon yaklaşık 27 km’lik bir alana yayılıyor ama gezilebilen bölümü yakşalık 700-800 m civarında. Yaklaşık 15 dakika yürüdükten sonra fotoğaflarını gördüğünüz gölete geliyorsunuz. Sıcaklığı 8-9 derece olan su da serinlemek de buranın bir klasiği. Standart binek araç ile dikkatli şekilde ulaşılabilir. Çocukla gelecekler, kanyonda çocukları kucağa alarak yürüyeceklerini unutmasın.

Şahindere Kanyonu ile Kazdağları Gezi Rehberi yazımızın sonuna geldik. Tüm gezi notlarımıza ve fotoğraflarımıza Instagram’da @nesemcelikkaya hesabından da ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!

Bu gezinin diğer yazıları:

En Güzel Kazdağları Köyleri

KAZDAĞLARI YEME İÇME ÖNERİLERİ | KAZDAĞLARI NEREDE NE YENİR

Adatepe, Hünnap Han Otel