Türkiye’nin her köşesinde sevecek bir şehir gerçekten var; ancak her zaman söylediğimiz gibi Doğu’su bambaşka. Kitaplarda okuduğumuza gözlerimizle şahit olmak, eski zamanların hoşgörüsüne, birliğine ve aslında uyumuna Doğu şehirlerinde tanıklık etmek, bu gezileri unutulmaz yapan nedenlerden sadece birkaçı. İnsan bu hislere alıştığında devamlı Doğu’ya gitmek istiyor; çünkü izlediklerinle, dinlediklerinle, tattıklarınla birlikte aslında Doğu hepimize iyi geliyor. Bu yüzden, Mardin’in de bize iyi geleceğini, o özgün mimarisinden ve özgün toplumundan etkileneceğimizi çok iyi biliyorduk. Gezdikçe daha iyi anladık; Mardin düşündüğümüzden de fazlası

Farklı inanışları ve farklı toplumları Mezopotamya ovasındaki özgün mimarisinde eşsiz şekilde bir araya getiren Mardin’in kent merkezinde az önce yazdıklarımızı hissetmeniz sadece birkaç saniye. Türklerin, Kürtlerle, Araplarla, Mardin’in bugünkü kültürel mirasına büyük katkısı olan Süryanilerle ve daha birçok farklı toplumla olan birliğini anlamak için sokaklarında turlamanız bile yetiyor. Mardin’i Mardin yapan da bu zaten; dünyanın çok az yerinde görebileceğiniz bu benzersiz hoşgörü ve toplum birliği. İşte bu yüzden, Mardin tekrar tekrar gidebileceğimiz bir şehir. İnsanı bir yerden yakalıyor, bir daha da bırakmıyor. Tam olarak özgün, mistik ve insani.

Eski Mardin Sokakları, Mardin

MARDİN NEREDE

Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan Mardin, Dicle ve Fırat nehirlerinin arasındaki Mezopotamya ovasında konumlanıyor. Mardin; kuzeyinde Batman ve Diyarbakır’a, güneyinde Suriye’ye, batısında Şanlıurfa’ya, doğusunda Siirt ile Şırnak’a komşu.

MARDİN’E NE ZAMAN GİDİLİR

Bizce Mardin için en ideal zamanlar kesinlikle ilkbahar ve sonbahar. Mardin bir güney şehri olduğu için yazın hava çok ama çok sıcak oluyor; kışın ise hava soğuduğunda bir anda sis çökebiliyor. Karın çok az görüldüğü, kış mevsiminin genellikle bol yağmurlu geçtiği şehirde, Eski Mardin sokaklarının keyfini çıkarabilmek için en ideal tercih bahar aylarından yana olacaktır.

Biz Mardin’e Eylül ayının başında gittik. Yaz mevsiminin etkisi halen sürüyordu, hava sıcaktı ama yine de bu zamanda gitmiş olmak bizi çok mutlu etti. Eylül’ün ikinci yarısından itibaren Ekim ayı sonuna kadar biraz daha serin havada gezme şansını bulabilirsiniz. İlkbaharda da en güzel aralık Nisan-Mayıs arası. Kış ayları hava erkenden karardığı için zamanlama açısından biraz verimsiz, yaz aylarının ise şehrin en kalabalık dönemi olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

Mor Gabriel Manastırı, Mardin

MARDİN’DE KAÇ GÜN KALINIR

Hafta sonunu kapsayan iki günde ya da bilemediniz en fazla 1 gün eklemekli kompakt gezilerde bir dünya markası olan blog olarak, Mardin için 3 güne ihtiyacınız olduğunu baştan belirtelim. Az sonra okuyacağınız Mardin gezilecek yerler listesindeki her yere gitmek isteyip, bir yandan da Mardin yeme içme konusunun hakkını verme planları yapıyorsanız bizce 3 tam gün çok iyi olur. Uçuş saatleri makul ise iki günde de çoğu yeri görebilirsiniz; ancak o zaman hakkını vermek biraz zorlaşabilir. Gezilecek turistik noktalar akşam üstü 5 gibi kapandığından daha hızlı olmanız gerekecek, Mardin gibi güzel bir şehri rahat rahat gezin isteriz.

MARDİN’DE ULAŞIM

Mardin gezinizin bir bölümü Eski Mardin’de, bir bölümü de Mardin genelinde dağılmış farklı noktalarda geçecek. Mardin’in merkezi olan Eski Mardin’de gezeceğiniz yerlerin hepsi birbirine yürüme mesafesinde. Eski Mardin sokakları da araç trafiğine kapalı ve daracık olduğundan burayı ana caddesi dışında tamamen yürüyerek gezeceksiniz.

Mardin şehir merkezinin dışında yer alan Midyat, medrese ve manastırlar için ise kesinlikle araç kiralamanızı öneririz. Bu şekilde, hem daha hızlı gezme şansınız olur hem de toplu taşıma sistemini öğrenmekle vakit kaybetmezsiniz.

Biz merkeze gittikten sonra bu konu ile uğraşmamak için geziye birkaç hafta kala Yolcu360 üzerinden aracı kiraladık. Aracı daha önce bilmediğimiz, ilk kez Mardin gezisinde denediğimiz ve memnun kaldığımız yerel Rigorent firması üzerinden kiralamış olduk. Firma yetkilisi bizi havalimanından karşılayıp ofisine götürdü, aracı oradan teslim alıp oraya bıraktık. Aracı teslim ettikten sonra, başka bir yetkili bizi yine havalimanına bıraktı.

Mardin Havalimanı’ndan Merkeze Ulaşım

Mardin Havalimanı’ndan merkeze toplu taşıma ile gitmeyi tercih ediyorsanız Havaş otobüsleri ve belediye otobüsleri uçuşlara koordine şekilde hizmet veriyor. Havaş kişi başı 10 TL, belediye otobüsleri kişi başı 3,5 TL. Her iki araç da otogardan geçerek merkeze gidiyor. Otobüs almayayım diyenler ya da grupça gidenler taksileri de değerlendirebilir. Mardin Havalimanı’ndan merkeze taksi ile gitmek yaklaşık 60 TL.

İzala Boutique Hotel, Mardin

MARDİN’DE NEREDE KALINIR

Mardin’deki konaklamanız için Eski Mardin’deki otel ve butik otellerin yanı sıra Midyat’taki konakları da değerlendirebilirsiniz. Yeni şehir tarafında kalmıyorsanız zaten otellerin büyük bölümü taş mimariden ve konaklardan oluşuyor. Çoğu otel de özellikleri bakımından birbirine benziyor. Biz arkadaşlarımızın tavsiyesi ile Mardin konaklamamızı Eski Mardin’in ana caddesinde yer alan İzala Boutique Hotel’de yaptık.

İzala’nın ana caddedeki konumu sayesinde çok rahat ettik, personeli de çok güler yüzlüydü. Gün aralarında otele dönüp dinlenme şansımız oldu, odamız çok rahattı, avlusuna ise bayıldık! Araç kiralayacaklar için belirtmekte fayda var; yakınlarındaki açık otoparkta genellikle yer oluyor. Bir daha gitsek yine burada kalırız. 😊

Eski Mardin

MARDİN’DE GEZİLECEK YERLER

Mardin’de gezilecek yerler konusunu iki başlığa ayırdık. İlki; Eski Mardin’de yürüyerek gezeceğiniz yerlerden oluşuyor. Mardin’de mutlaka görmeniz gereken manastır, antik kent ve medrese gibi noktalar ise Eski Mardin dışında, şehrin geneline yayılmış durumda olduğu için onları da Mardin’de Gezilecek Yerler başlığı altında topladık. Eski Mardin’i araçsız gezebilirsiniz, Mardin’in geneli için araca ihtiyacınız olacak.

ESKİ MARDİN’DE GEZİLECEK YERLER

#1 Eski Mardin Sokakları:

Mardin ve çevresinde bulunan sarı kalkerli taşla yapılmış Mardin evleri, eski Mardin sokaklarına bambaşka bir hava katıyor. Daracık ve bol merdivenli eski Mardin sokaklarında tur atmak bu gezinin olmazsa olmazı. Eski Mardin sokakları araç trafiğine kapalı, çöplerin toplanması için belediyeye bağlı eşekler var. Eşeklerin bakımı düzenli olarak yapılıyor, vakti geldiğinde belediyeden emekli ediliyorlar. 😊 Bu sokaklar arasında en sevdiklerimiz; Kültür Sokak ile Kırklar Kilisesi’ni kesenler.

Eski Mardin Sokakları

#2 1. Cadde:

Restoranların ve kafelerin sağlı sollu dizildiği, Mardin’in yöresel ürünlerini kolayca bulabileceğiniz onlarca dükkan ile burası Eski Mardin’in merkezi. Eski Mardin’de göreceğiniz yerlerde bu caddenin üstüne ya da altında konumlanıyor. Birinden diğerine geçerken yol üstü olduğu için civarında sık sık mola vereceksiniz, alışveriş için de bol bol yolunuz kesişecek.

Kırklar Kilisesi, Mardin

#3 Kırklar Kilisesi:

Mor Benham Kilisesi olarak da geçen Kırklar Kilisesi, 569 yılında Süryani Mor Benham ve kardeşi Saro tarafından inşa edilmiş. Eskiden Antakya Ortodoks Kilisesi’nin patrikhanesi olan bu Süryani Kadim (Ortodoks) Kilisesi genellikle halk işleri ve eğitim kullanılırmış. Bu nedenle de Süryaniler tarafında oldukça sevilen, önemli bir yapı.

Kilisenin avlusundan içeri girdiğinizde okul kilisesini, tarihte okul olarak da hizmet veren müştemilatı, papaz evini ve kiliseye ait evleri gösteren yönlendirmeler göreceksiniz. Bazı alanlar kapalı olsa da genel olarak geziye açık. Kiliseyi yazın 09:00 – 12:00 ve 13:30 – 18:00 arası, kışın ise 09:00 – 12:00 ve 13:00 – 16:00 arası ziyaret edebilirsiniz. Kilise gezisi sırasında, diğer Süryani mimarilerinde olduğu gibi gezinize kilise sorumlusu rehberlik ediyor.

Meryem Ana Kilisesi, Mardin

#4 Süryani Katolik Meryem Ana Kilisesi:

1895 yılında yapılan Meryem Ana Kilisesi; Eski Mardin’in tam merkezinde, Süryani Katolik cemaatine ait bir kilise ve ona ait ek mimarilerden oluşuyor. Kilisenin ana ibadet alanı haricindeki bölümleri 1988 yılında Kültür Bakanlığı’na devredilmiş, bu alanlar 1995 yılında Mardin Müzesi olarak hizmete açılmış. Süryanilerde kalan bölüm ise renove edildikten sonra Süryaniler için yeniden ibadete açılmış; ancak turistlerin ziyaretine kapalı.

Özel izin ile girip kilise yetkilisi Ferit Bey’in rehberliğinde gezme şansı bulduğumuz kilisenin bir diğer önemli özelliği, Raphael’in Yuhanna portresine ev sahipliği yapması. Tablonun Avrupa’dan çıkıp Mardin’e ulaşmış ve burada yıllarca korunmuş olması ayrı bir başarı gerçekten. Kilisenin Katolik cemaatine ait oluşu, dekorasyonunda da bazı farklılıklar oluşturuyor. Mardin’de göreceğiniz çoğu manastır ve kilise Ortodoks mezhebini benimsediğinden, Meryem Ana Kiliesi Katolik mezhebinin yalınlığı ile öne çıkıyor.

Mardin Müzesi

#5 Mardin Müzesi:

Mardin Müzesi’nde Mardin ve çevre kazılarından ortaya çıkan tarih öncesine ait eserler ve bu yörenin geleneksel yaşam tarzına ait etnografik öğeler sergileniyor. Çok büyük bir yer olmadığı için kısa sürede gezebilirsiniz. Müzeye giriş 7 TL, Müzekart ile ücretsiz. Avlusunda bir kafe de bulunuyor.

Ulucamii, Mardin

#6 Ulu Camii:

Mardin’in simgelerinden biri olan Ulu Camii, ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmese de şehrin en eski camisi unvanına sahip. Anadolu Beylikleri ve Osmanlı döneminde çeşitli onarımlar gören cami, bugünkü halini 1967’de yapılan son renovasyon çalışması ile almış. Hepsi bir yana, caminin Mezopotamya ovası manzarası ile birleşen konumu gerçekten mistik bir görüntü yakalıyor. Ulu Camii silüeti Eski Mardin gezisinde sık sık karşınıza çıkacak, 1. Cadde’nin aşağı tarafını gezerken avlusuna girmeyi de listenize ekleyin.

Revaklı Çarşı, Mardin

#7 Revaklı Çarşı:

Ulu Camii avlusundan sonra aşağı doğru yürümeye devam ederek Revaklı Çarşı’ya ulaşabilirsiniz; kendisi Anadolu şehirlerinde görmeye alışık olduğunuz çarşının Mardin versiyonu. Özellikle, 1. Cadde’nin kalabalığından ve araç trafiğinden sonra burası çok çok sakin kalıyor. Revaklı Çarşı’da özellikle Bitmeyen Şehir’i bulup tavan ve duvarlarındaki hikayeleri inceleyin. Çeşitli kişiler tarafından isimsiz yazılan küçük hikayeler bir araya geldiğinde o duvarları ve tavanı öyle güzel dekore etmiş ki notları okurken ne kadar süre geçirdik bilmiyoruz bile.

Sakıp Sabancı Müzesi, Mardin

#8 Mardin Sakıp Sabancı Müzesi:

Eskiden Süvari Kışlası, daha sonra Vergi Dairesi olarak kullanılan bina, Turizm Bakanlığı’na devredilmesinin ardından Sabancı ailesi tarafından alınarak restore edilmiş ve Mardin Kent Müzesi olarak hizmete açılmış. Müzede Mardin ve çevresinin tarihi ve arkeolojik gelişmeleri geniş bir çerçevede, ilk çağlardan itibaren ele alınıyor. Mardin ile ilgili her türlü coğrafi, kültürel, dini ve mimari bilgiyi buradaki yazılı kaynak ve fotoğraflardan inceleyebilirisiniz. Müzenin bir bölümü Mardin’in yaşam tarzını sergilemeye ayrılmış, bu anlamda merkezdeki Mardin Müzesi’nden çok daha başarılı olduğunu söylemek mümkün. Bizce bu müzeyi gezinin en başında dolaşmak lazım; şehri anlamak için oldukça önemli bilgiler içeriyor. Girişi 5 TL, Müzekart geçersiz ama indirim sağlıyor. Müzekart ile giriş 2 TL.

Zinciriye Medresesi, Mardin

 #9 Zinciriye Medresesi:

1385 yılında Artuklu Sultanı İsa Bey tarafından yaptırılan Zinciriye Medresesi; avlu, cami, türbe, çeşitli eğitim alanları ve bir zamanlar burada eğitim görenlerin kaldığı üst kattaki odalardan oluşan büyük bir alanı kapsıyor. Asıl adı İsa Bey Medresesi olan ama halk arasında Zinciriye Medresesi olarak geçen bu mimari, aynı zamanda Mardin timur tarafından kuşatıldığında medreseyi yaptıran İsa Bey’in tutsak edildiği yer. Zinciriye Medresesi’ne 1. Cadde’yi kesen merdivenli sokaklarla ulaşabilirsiniz. Merdiven dedik diye tembellik yapmazsınız umarız; çünkü hem oldukça dikkat çekici bir yapı hem de güzel manzaranın ev sahibi.

Deyrülzafaran Manastırı, Mardin

#10 Mardin Olgunlaşma Enstitüsü:

Zinciriye Medresesi’ne giden yolda göreceğiniz bir diğer yapı da Mardin Olgunlaşma Enstitüsü. Anadolu sivil mimari örneklerinden biri olan Tarihi Rüştiye Mektebi binası, 13. yüzyılın sonlarında Artuklular tarafından yaptırılmış. Osmanlı Dönemi’nde orta okul olarak kullanılan bu bina, bir süre Kız Meslek Lisesi olarak hizmet verdikten sonra enstitü haline getirilmiş ve aktif olarak kullanılıyor. Binanın güzelliği daha kapısından başlayan taş işçilikleri ve manzarasından geliyor. Biz bahçesini dolaşmak için kapısını açık yakalayamadık; sanıyoruz yaz mevsiminden dolayı ya tadilata denk geldik ya da sezon dışı olduğumuz için açık yakalayamadık. Aklınızda olsun, listenize mutlaka not edin.

Artuklu Üniversitesi Sosyal Tesisleri, Mardin

#11 Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Tesisleri:

Ana caddede yer alan Eski PTT binası bugün Mardin Artuklu Üniversitesi’nin sosyal tesisi ve uygulama oteli olarak kullanılıyor. 1800’lerde Ermeni bir aile tarafından yaptırılan konak, daha sonra postane olarak kullanılmaya başlanmış. Fotoğraf çekmek için oldukça güzel bir mimarisi ve avlusu var; ancak otel müşterilerinin rahatsız olmaması için ziyaretçiler belirli saatlerde giriş yapabiliyor. Akşamüstü 4’ten sonra tur gruplarını alıyorlar; o zamana denk gelmemek için ara saatlerde izin isteyip sessizce dolaşırsanız güvenlik sorun etmiyor. Sabah saatlerinde giderseniz güneş çekmeden iyi bir kare yakalabilirsiniz. 😊

MARDİN’DE GEZİLECEK YERLER

Buraya kadar anlattığımız bölüm Eski Mardin’de göreceğiniz yerlerden oluşuyordu. Daha bu işin Midyat’ı ve Mardin geneline yayılan diğer önemli mimariler bölümü var. Hazırsanız o listeyi de anlatmaya başlayalım.

#1 Midyat:

Midyat, Mardin gezilerinin bir diğer olmazsa olmazı. Gerek yıllardır yapılan dizi çekimleri olsun, gerek ara sokaklarındaki taş konakları olsun; en az Eski Mardin kadar turistik ve ünlü. Biz Eski Mardin tarafında konaklayıp o tarafta yürüyerek kolayca gezdiğimizden midir bilemiyoruz ama Midyat’ı pek benimseyemedik. Bunda biraz gezdiğimiz saat itibariyle akın akın dolaşan tur gruplarının da etkisi olmuş olabilir tabii. 😊

Midyat Devlet Konuk Evi, Mardin

Midyat’ta gezilecek yerlerden biri Sıla Konağı olarak bildiğimiz Midyat Devlet Konuk Evi. Mardin’de çekilen dizilerin ana çekim merkezlerinden biri olduğu için aslında her daim merak edilen bir yapı. Üç katlı büyük bir konak, kalabalığı hiiiç ama hiiiçç bitmiyor. Girişi 5 TL, biz her köşesinden insan çıktığını fark edince girmekten vazgeçtik. Belki sabah saatlerinde gelip görmek daha mantıklı bir fikir olabilir.

Midyat’ta en sevdiğimiz yer kesinlikle Tarihi Midyat Gelüşke Hanı oldu. Anadolu’dan alışık olduğumuz hanlardan biri olan Gelüşke Hanı, 1900’lerin başında Süryaniler tarafından ticaret ve konaklama amaçlı yapılmış. Midyat’a geldiğinizde serin bir kahve molası vermek için mutlaka uğrayın. Gelmişken etrafındaki gümüşçüleri de gezebilirsiniz.

Mor Gabriel Manastırı, Mardin

#4 Mor Gabriel Manastırı:

Eski Mardin’den 1 saat 20 dakika, Midyat’tan 20 dakika uzaklıkta bulunan Mor Gabriel Manastırı’nın temelleri 397 yılında atılmış. Bir dönem metropolitlik merkezi de olan Mor Gabriel Manastırı, Süryani Kadim Cemaati’nin en önemli yapılarından biri. Filistin ve Mısır’daki örneklerinden çok daha eski bir geçmişe sahip olan manastırda günümüzde 60 Süryani yaşıyor. Meşe ağaçları arasında, böyle güzel bir mimaride yaşamak nasıl bir duygu gerçekten çok merak ediyoruz. İnsanın burada hiçbir şey olmasa ömrü uzar; Mor Gabriel öyle güzel bir yer.

Manastırın aktif yaşamı devam ettiği için her bölümü gezilemiyor ve tura kilise yetkililerinden biri eşlik ediyor. Biz de turumuzu Mor Gabriel planının yaparken ulaştığımız rehber Kuryakos Acar ile gerçekleştirdik. Hem manastırı hem Süryaniliği kendisinden dinlemiş olmak bizi çok mutlu etti. Zaten bu yapıları gezmek rehberle yapıldığında çok daha anlamlı bir hal alıyor; kesinlikle tavsiye ederiz. Rehberli gezinin sonrasında manastırdan çıkmadan fotoğraf çekmelik süreniz oluyor. Gezi esnasında anlatılanları dinlemeye bakın; çünkü bu bilgileri hiçbir yerde bulamazsınız. 😊 Manastır ziyaret saatleri 08.30 – 11.00 ile 13.00 – 16.30 arası. Giriş ücreti tam 10 TL, indirimli 5 TL.

#5 Deyrulzafaran Manastırı:

İnşaatına 5. yüzyılda başlanan, farklı yıllarda çeşitli eklemeler yapılarak bugünkü büyüüük halini alan Deyrulzafaran Manastırı, ilk başta Güneş Tapınağı, Romalılar döneminde ise kale olarak kullanılan alan üzerine planlanmış. Romalıların ardından Aziz Şleymun tarafından manastıra dönüştürülen yapı o dönem Mor Şleymun Manastırı adını almış ve zaman içinde üzerine ekleme yaptırarak gelişmesine imkan sağlayan metropolitlerin adını alarak farklı isimlerle anılmış. Son olarak, etrafında yetişen safran bitkileri nedeniyle Deyrulzafaran adını alan manastır halen bu şekilde biliniyor.

Deyrulzafaran Manastırı, hem geçmişte hem de günümüzde Süryanilerin en önemli dini merkezlerinden biri. Aynı Mor Gabriel’de olduğu gibi aktif yaşamın sürdüğü, içinde Süryanilerin yaşadığı bu manastır Süryani cemaatinin eğitim ve din merkezi olarak hizmet vermeye devam ediyor. Manastırı kendi başınıza gezemiyorsunuz, Süryanilerin diğer dini merkezlerinde olduğu gibi burada yaşayan rehberlerin düzenlediği tura katılıyorsunuz ve böylece gezerken hem Süryanilikle hem de manastırla ilgili bilgiler öğrenme şansınız oluyor. Turlara katılmak giriş ücretinin haricinde ekstra bir ödeme yapılmıyor, manastırdaki belirli bölümleri bu şekilde görebiliyorsunuz.

Manastıra giriş ücreti kişi başı 10 TL, indirimli biletler 5 TL. Manastırlar Süryanilere ait olduğu için Müzekart geçmiyor; ancak giriş ücreti alınan tüm ücretler manastırların temizliğinde, peyzajında ve içinde yaşayanların eğitiminde kullanılıyormuş. Zaten gezerken nereye harcandığını çok net görebiliyorsunuz; her yer çiçek gibi, yemyeşil ve tertemiz. Manastıra giriş için beklenen yerde bir kafe var; burada manzaraya karşı bir Süryani kahvesi tadabilirsiniz. Ayrıca, kafenin mağaza bölümünden Süryani kahvesi, Süryani şarabı, Süryani çöreği gibi ürünleri de satın alma imkanınız var. Eski Mardin’den araba ile 20 dakika uzaklıkta.

Kasımiye Medresesi, Mardin

#6 Kasımiye Medresesi:

Yapımına Artuklular döneminde başlanıp Akkoyunlular zamanında tamamlanan Kasımiye Medresesi; cami, türbe ve avludan oluşuyor. İçinde türbe bulunmasından dolayı sanat tarihçileri tarafından külliye olarak görülen Kasımiye Medresesi, Mardin’in en önemli mimarilerinden biri. Medresenin taş işçiliği ile yapılan süslemeleri görülmeye değer. Biz de merakla gelmiştik; ancak burası meğer şehirdeki en popüler düğün – nişan fotoğraf çekim noktalarından biriymiş. Saat ve gün fark etmiyor, havanın güzel olduğu her an her yerden giyinip süslenmiş bir çift çıkabilir! Durum böyle olunca da gezmenin keyfi kalmıyor ne yazık ki. Eleştirimizi de iliştirelim; bu tip turistik yerler fotoğraf çekimine açık ise bunun mutlaka ama mutlaka ziyarete kapalı olduğu gün ve saatlerde yapılması gerekiyor.

#7 Dara Mezopotamya Harabeleri:

Mardin’e 30 km mesafedeki Dara Antik Kenti, bu bölgeye yapılan gezilerde manastırların gölgesinde kalsa da aslında Anadolu’nun ve Mezopotamya’nın en önemli yerleşimlerinden biri. Geçmişte Doğu Roma İmparatorluğu sınırlarını Sasanilerden korumak için kayaların oyulması ile oluşturulan bu yerleşim içinde 7000 yıllık bir tarihi saklıyor. Antik kentin gün yüzüne çıkarılıp ziyarete açılması 30 yıl önceye uzanıyor; yani çok eski diyemeyiz. Anadolu’nun birçok şehrinde olduğu gibi, Dara’nın kazıları da biraz gecikmiş, turizme kazandırılması uzun zaman almış. Hatta, arkeolojik çalışmalar o kadar yavaş ilerliyor ki bugün gezilebilen bölüm toplam varlığın çok ama çok küçük bir bölümü. İlerleyen dönemde nelerin bulunup sergileneceği merak konusu…

Dara Antik Kenti, Mardin

Yaklaşık 10 km’lik alana yayılan antik kentte mağara evleri, saray, çarşı, zindan ve mezarlık gibi bölümler gezilebiliyor. Harabeler arasında en çok dikkat çeken ise benzeri bulunmayan toplu mezarlık. 1500 yıllık geçmişi olan ve 10 yıl önce ortaya çıkarılan toplu mezar bölümü, ana kayanın oyulması ile üç katlı planlanmış. Cam terastaki yürüyüşle iskeletleri ve insanlarla beraber gömülen özel eşyaları görebilirsiniz. Dara Antik Kenti Pazartesi günleri kapalı, yazın 08.30 – 18.00, kışın 08.00 – 17.00 arasında ziyarete açık.

#8 Kafro Köyü:

Mardin’de yeteri kadar vaktiniz varsa ve listenizdeki gezilecek yerleri bitirdiyseniz Kafro köyü olarak bilinen Elbeğendi köyünü de planınıza dahil edebilirsiniz. Eski Mardin merkezinden arabayla 1 saat 20 dakikada ulaşacağınız Kafro köyünde görecek bir şey değil, yenilecek pizza var. Yanlış yazmadık; çünkü köy pizzacısı ile ünlü! Zamanında Süryanilerin yaşadığı Elbeğendi köyü terör nedeniyle boşaltılınca, köyün yerlileri Avrupa’nın çeşitli şehirlerine göç etmiş. Aralarından bir ailenin köye geri dönüp burada bir pizzacı açmasıyla Kafro köyü de Mardin’in gezilecek yerleri arasındaki yerini almış. Kafro’s Pizzeria, odun ateşinde pişen pizzaları ile ünlü. Aradaki mesafeye bakmadan daima kalabalık. Pazar günleri kapalı, diğer günler 11.00 – 19.00 arası açık. Kış aylarında kapalı olabileceğinden gitmeden aramanızı tavsiye ederiz. Yanınızda nakit bulundurmayı ihmal etmeyin, pos cihazları yoktu. Bu arada, pizzacının adı neden Kafro derseniz, o da Elbeğendi’nin Süryanicesi.

Zinciriye Medresesi, Mardin

MARDİN’DE ALIŞVERİŞ: MARDİN’DEN NE ALINIR

Mardin yöresel alışveriş konusunda tahmin edemeyeceğiniz kadar zengin bir şehir. Çarşısında gönlünüze göre zilyon tane şey bulacağınıza zaten eminiz ama atlamamanız gerekenleri de burada özetlemek istedik.

Bıttım Sabunu

Bıttım Sabunu: Aşılanmamış fıstık ve menengiç yağından yapılan yeşil sabun. Siirt’te ve Mardin’de çok yaygın olan bıttım sabunu ve diğer sabun çeşitleri için 1. Cadde’deki Sabuncu Mehmet Dede’ye uğrayın.

İmlebbes: Lahor ağacından elde edilen kök boya sayesinde mavi renge bürünen badem şekeri. Mavi boya ile yapılan çok sayıda taklidi olduğu için işinizi şansa bırakmadan istikamet 1. Cadde’deki Davut Selim.

Badem Şekeri

Mardin Çöreği: Diğer adı Süryani Çöreği, hurma ve bademle yapılıyor. Mağaza, market ve fırınlarda sıklıkla göreceksiniz ama en lezzetlisi kesinlikle 1. Cadde’deki Kana Cafe Shop’ta. Kana’nın safranlı çayıyla da çok iyi gidiyor.

Süryani Şarabı: Mahlepli ya da mahlepsiz Süryani şarabı ve çeşitleri için en çok önerilen yer Siras Süryani Şarapçılık. Siras’ın farklı yerlerde şubesi ve ürünleri var.

Gümüş Takı: Mardin’in gümüşleri pek ünlü. Eğer online alışveriş sitelerinen gümüş takı alışverişi yapıyorsanız kesin denk gelmişsinizdir, çoğu Mardin’den geliyor. Eski Mardin’deki 1. Cadde ve Midyat’taki Gelüşke Han çevresi gümüşçülerin sıra sıra dizildiği yerler. Dükkanlara mutlaka girip çıkın; otantik olanları da var, sadeleri de, doğal taşlı olanları da.

MARDİN YEME İÇME ÖNERİLERİ: MARDİN’DE NE YENİR

Bu bölümü ayrıca yazmak istedik. Mardin kafe ve restoran önerilerimiz, Mardin’de tatmanız gerekenler için aşağıdaki yazımızı okumayı unutmayın. 😊

Mardin ile ilgili fotoğraf ve notlarımızı Instagram’da @nesemcelikkaya hesabından #journavelmardin etiketi ile ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!

Kültür Sokak, Mardin