Büyüdükçe eskilere olan özlem giderek artıyor sanki. Modernite ve aynılaşma hızı önlenemez şekilde artarken, benim gibi 90’lı yıllarda çocuk olanların bu tek tipleşme karşısında aklından geçenler hep aynı. Kuzguncuk’ta gezilecek yerler ile yapılacak aktiviteleri anlattığımız Kuzguncuk gezi yazımızı keyifle hazırladık. Çünkü, burası İstanbul’un en sevdiğimiz ve yıllardan beri en değişmez bulduğumuz mahallesi!

Bazen geçmişe özlemim çok ağır basıyor; o zaman başlıyor bende eski bir semte kaçma dürtüsü. Hemen aklıma kendi çocukluğum geliyor. Balkondan seslenen komşu çocukları, garajda oynanan yakantop’lar, komşu dükkanın geniş bahçesinde yapılan seksek yarışları… Sokaklarda büyüyebildiğimiz için oynanan saklambaçlar, yazdırma usülü alışveriş yapılan bakkallar, eve dönüşte uğranan manavlar… Tam da bu anlarda, İstanbul’da görmek istediğim yerler hep aynı. Onlardan biri de Kuzguncuk!

Kuzguncuk Nerede?

Kuzguncuk, İstanbul’un Anadolu yakasının Üsküdar ilçesinde bir semt. İstanbul’un bu yakasındaki ilk Musevi yerleşimi olmasından dolayı, aslında Üsküdar’dan biraz farklı, hatta biraz karşılaştırınca alakaları bile yok.

Kuzguncuk Tarihi

Kuzguncuk adının nereden geldiği konusunda farklı fikirler var. İlki Altın Kiremit anlamına gelen Hrisokeramos. Semtin adı sonrasında birçok kez değişime uğramış. Evliya Çelebi’ye göre ise, Fatih Sultan Mehmet zamanında buraya yerleşen Kuzgun Baba adlı bir ermişten geliyor.

Tarihteki önemli özelliklerinden biri de, buranın Museviler açısından kutsal topraklara gitmeden önceki son durak oluşu. Bir sebepten kutsal topraklarına gidemeyen Musevilerin bu inanış nedeniyle Kuzguncuk’a taşındığı ve burada yaşadığı söyleniyor. Bir zaman sonra, Rumlar ve Ermeniler de Kuzguncuk’a geliyor. Böylece, semtin etnik kültürü bir hayli gelişip günümüze kadar da korunuyor.

Kuzguncuk, gayrimüslimlerin tercih ettiği bir semt olması nedeniyle, eski zamanlarda Türkler için hiçbir şey ifade etmezmiş. Oturmak için de hiçbir zaman burayı düşünmezlermiş. İşte, bu yüzden de Kuzguncuk kendi içinde farklı bir yer olmuş. Üsküdar’ın genel hali ile pek bir benzerlik kurulmamış. Halen de Üsküdar ve Paşalimanı ne kadar otantik ve baskın Türk mimarisine hakim ise, Kuzguncuk o kadar farklı.

Evlerin ve köşklerin yanı sıra, uzun yıllar Kuzguncuk’ta yaşayan gayrimüslim yapının buraya verdiği bir hediye de kilise ve sinagog gibi çok sayıda dini yapının varlığı.

Tarih günümüze yaklaştıkça, azalan azınlık nüfusunun yerini Türkler almış. Bu şekilde de semtin mimari özelliklerine camiler eklenmiş. Yıllar boyu farklı kültürlere, dinlere kucak açan Kuzguncuk; İstanbul’da göreceğiniz hiçbir yere benzemiyor. Bana kalırsa, İstanbul’a bile benzemiyor.

Popüler Kültürde Kuzguncuk

Eski toprak İstanbulluların iyi bildiği, gençlerinse yeni yeni öğrendiği Kuzguncuk her zaman özel bir semt olmuş. Ancak, son yıllardaki kalabalığı aslında televizyon tarihinin iki kült dizisinden geliyor.

1986-1988 yılları arasında Perran Kutman ve Şevket Altuğ’un oynadığı, annelerimizin favorisi Perihan Abla bunlardan biri. Diğer ise daha yakın tarihten. 2002-2005 yılları arasında Savaş Dinçel’in de başrollerinden biri olduğu Ekmek Teknesi Kuzguncuk’ta çekilmiş.

İki dizinin de ana çekim noktaları oldukça benzer. Hatta, bugün İcadiye Caddesi’ne girdikten sonra, solda Asude Cağ Kebap’ı gördüğünüz sokağın adı Perihan Abla dizisinden gelir. Asude Cağ Kebap, aynı zamanda Ekmek Teknesi’nde fırın olarak da kullanılmış. Dizinin ana çekim noktalarından biri olduğu için dizideki adı Ekmek Teknesi ile özdeşleşmiş. Bu yüzden de gittiğinizde göreceksiniz ki kapısında halen bu tabela da duruyor.

Bu arada, sanatçıların ve yazarların da yaşamayı seçtiği yerlerden olması da pek şaşırtıcı değil. Semtten tam anlamıyla entelektüellik akıyor. Ayrıca, insanı dinlendiren ve ilham veren bir havası var.

Kuzguncuk’a Nasıl Gidilir?

Avrupa yakasından Kuzguncuk’a gitmek için ilk istikamet Beşiktaş. Beşiktaş iskelesinden kalkan Üsküdar motorlarına binerek 10-15 dakika arasında Üsküdar’a varabilirsiniz. Hava güzelse, Üsküdar’dan Beylerbeyi yönüne yol kenarından yürüyerek hızınıza göre 15-25 dakika arasında Kuzguncuk’a varabilirsiniz.

Yürümek istemiyorsanız, Üsküdar iskelesinde indiğiniz yerin hemen karşısından minibüsler kalkıyor. Alternatif olarak, yolun karşısından geçen belediye otobüslerini de tercih edebilirsiniz.

Anadolu yakasından gidecek olanlar öncelikle Üsküdar yönüne giden otobüsleri tercih etmeli. Bu durumda istikamet İETT sitesinin Hat ve Durak arama sekmesi.

Kuzguncuk’ta Gezilecek Yerler

1. Kuzguncuk Evleri

Bu semtin en güzel taraflarından biri evleri ve köşkleri. O yüzden, Kuzguncuk’ta gezilecek yerler listemize mimarisi ile başlıyoruz! Her ne kadar bugüne kadar çıkan yangınlarda çok büyük oranda zarar görse de aslına uygun şekilde restore edilebilmiş. Bu yüzden de Kuzguncuk halen nostaljik yanını koruyor. En klasik görüntü Simitçi Tahir Sokak’ta.

Rengarenk, en fazla 2-3 katlı, yeri varsa bahçeli, bahçesinde eski tip şemsiyeli cumbalı evler… Süslü kapılar ve pencereler bu semtin en güzel yanı. Sokaklarında yürümeye başladığınız an her gelende olduğu gibi en acilinden buraya taşınmak istiyorsunuz. Eh, haksız da sayılmazsınız.

2. Kuzguncuk İcadiye Caddesi

İcadiye, Kuzguncuk’un ana caddesi. Yani, sahilden karşıya geçip, sağ köşedeki Dilim Pastanesi’nden yukarı doğru yürüyeceğiniz yer. Birçok kafenin, restoranın, kitapçı, galeri ve antikacının yeri bu cadde üzerinde ya da paralelinde.

Bahar aylarında ve özellikle yaz mevsiminde Kuzguncuk en güzel halinde. Çünkü, İcadiye’nin sağını solunu kaplayan çok yeşilli dev ağaçlar bu caddenin en güzel süsü.

3. Kuzguncuk Ekmek Teknesi ve Perihan Abla Sokağı

Nostaljik mimarisi ile her köşesi bir dizi platosunu andıran Kuzguncuk, en sevilen dizilerin de çekim merkezi olmuş. Popüler kültür bölümünde anlattığım gibi, Kuzguncuk’un en çok ziyaret edilen yerlerinden biri Perihan Abla Sokağı. Bu sokağın köşesindeki Asude Kebap, Ekmek Teknesi tabelası ile dizinin mirasını sürdürüyor diyebiliriz.

4. Tarihi Kuzguncuk Fırını

Ah şu nostaljik İstanbul semtlerinin tarihi fırınları! Bu tip fırınlardan aldıklarım bana her zaman çocukluğumu hatırlatıyor.

Tarihi Kuzguncuk Fırını’nın her şeyi güzel ama en lezzetlisi muhtemelen şu meşhur Kuzguncuk Mantarı. Sadece fındık unu ve badem unu yapılan bu koca kurabiye, her gidişimizde aldığımız bir klasik. Gerçi birkaç yıl önce el değiştirdi ve hem fırın hem kafe olarak tamamen yenilendi. Pek eski görünümü ve hissi kalmasa da yine de aklınızda olsun.

5. Kuzguncuk Nail Kitabevi

Nail Kitabevi, Kuzguncuk’ta gezilecek yerler yazılarının olmazsa olmazı! İcadiye Caddesi’nde Asude’yi geçince sağ tarafta, şirin beyaz binasıyla sizi kucaklayan hem kitapçı hem kafe. Dışarıda üç beş masası var ama esas güzellik içeride. Dar ve uzun bir binadaki kitabevinin mümkün olan her yeri kitap raflarıyla dolu.

Ortada boş kalan kısımlarda ise mini mini masalar yer alıyor. Tam da kafa dinlemelik, kahve içerken yeni hayaller kurmalık bir yer. Özellikle, üst katında binanın cumba kısmındaki geniş koltuğu erken saatte gidenler kaçırmasın.

6. Kuzguncuk Bostanı

Nail Kitabevi’nin sol çaprazında Bostan Cafe’yi göreceksiniz. Kafenin solundaki kapıdan gireceğiniz yer Kuzguncuk Bostanı. Pardon ama, siz hiç şehrin ortasında bir bostan gördünüz mü? Kuzguncuk’ta var!

İlk tapusu Sultan Mehmed Reşat döneminden kalmış ve uzun yıllar zaten bostan olarak kullanılmış. En son Rum İspiro Şore’den çıkan tapu 77’de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmiş. Ancak, bostanın sahibi İspiro Şore’nin oğlu İlya’dan dolayı burası halen İlya’nın Bostanı olarak da anılıyormuş.

Baya domates, biber, ıspanak dikilen, üstelik bu sebze ekimlerini mahallelinin, çocukların elleriyle yaptığı, Kuzguncuk’ta sık rastlayacağınız patili dostların da evi olmuş kocaman bir bahçe.

Gidin gözlerinizle görün gerçekten. Mahalleli burayı bostan haliyle korumak için yıllardır hem hukuki hem de manevi açıdan büyük çaba sarf ediyor.

7. Kuzguncuk Sinagog, Cami ve Kiliseleri

Kuzguncuk’un dini yapıları sahildeki Üryanizade Camii ile başlıyor. 1800’lerin sonlarına doğru II. Abdülhamit Dönemi’nde yaptırılan bu cami, köşk mimarisine benzeyen yapısıyla sahil yolunda sizi karşılıyor.

İcadiye Caddesi üzerindeki Ayios Panteleimon Rum Kilisesi ve caddenin paralelindeki Beth Ya’akov Sinagogu ve yanındaki Ayios Yeorgios Rum Ortodoks Kilisesi, Kuzguncuk’un gayrimüslim tarihinin hatıraları. Bu yapıların haricinde, Boğaz hizasındaki Büyük Ermeni Kilisesi ve Kuzguncuk Camii de Kuzguncuk’un herkesi kucakladığının birer kanıtı gibi.

8. Kuzguncuk Fethi Ahmet Paşa Yalısı

Üsküdar’dan Kuzguncuk’a yürüyerek gelenler Paşalimanın’da, sahil kıyısında ışıldayan Fethi Ahmet Paşa Yalısı’nı görecek. 1840 yılında inşa edilen yalıyı özenle dekore eden Fethi Ahmet Paşa’nın ardından Sultan Abdülmecit yalının içini öyle beğenmiş ki Beşiktaş’taki Dolmabahçe Sarayı’nın dekorasyonunu da kendisinin yapmasını istemiş.

Osmanlı mimarisini yansıtan ahşap yalı, Fethi Ahmet Paşa’nın ölümüyle önce damadı Sait Paşa’nın torunu Şevket Mocan’a, sonrasında da onun kızlarına kalmış. Günümüzde ise korusuyla birlikte İBB Fethipaşa Sosyal Tesisleri olarak hizmet veriyor.

Kuzguncuk Mekan Önerileri Kafe ve Restoranlar

Kuzguncuk’ta hoşunuza gidecek çok sayıda mekan var. Bizim Kuzguncuk yeme içme önerilemiz ise şöyle;

#Çay, kahve, çikolata: Ada, Glow Coffee, Neruda Coffee, dönüş yolunda Paşalimanı Beltur,

#Kahvaltı: Ada, Pita ve fırın alışverişiyle hava güzelse boğaza karşı Çınaraltı,

#Közde döner: İstanbul’un en iyilerinden Metet,

#Makarna: Pastafarian,

#Hem kitap hem de kahve: Nail Kitabevi,
#Bağ bahçe havası: Kuzguncuk Bostanı,
#Kuzguncuk Mantarı kurabiyesi ve Siyezli ekmek: Tarihi Kuzguncuk Fırını,
#Balık: İsmet Baba veya Kuzguncuk Balıkçıs

Kuzguncuk gezilecek yerler listemizden oluşan Kuzguncuk gezi rehberimiz burada sona erdi. Tüm gezi notlarımıza Instagram hesabımız @nesemcelikkaya‘dan ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!

Diğer İstanbul Yazıları:

ARNAVUTKÖY GEZİLECEK YERLER | ARNAVUTKÖY YEME-İÇME ÖNERİLERİ