Kadıköy; üniversite yıllarında haftada en az birkaç kez gittiğimiz, karşı yakaya taşınınca ayrı düştüğümüz ama bizim için daima keyifli, özgürlüğü, eğlencesi ve sohbeti bol bir semt. Bir yandan nostaljinin, bir yandan günümüzün peşinde; Kadıköy her zaman sosyal yaşamın merkezinde. Tabii ki bunda keşfetmekle bitmeyen mekanlarının da etkisi çok büyük. Karşının taksileri olarak, 8 yıldır Kadıköy’de yaşayan konuk yazarımız Varol Döken’den bize Kadıköy mekanlarını anlatmasını istedik. Onun tercihlerine ve beğenilerine daima güveniriz; tam da bu yüzden lafı çok uzatmıyoruz ve önerilerini okumak için sayfayı kendisine bırakıyoruz. 😊

SANA SÖZ YİNE BAHARLAR GELECEK KADIKÖY

‘‘Kadıköy kalabalıktır şimdi, çıkmayalım evde otururuz, mis gibi.’’

Kadıköy Çarşı’nın 100 metre ilerisinde otururken, bazı hafta sonları kurduğumuz bu cümle şimdi ne kadar saçma geliyor. Kalabalıkları özledik, dışarı çıkmayı özledik, sosyalleşmeyi özledik; Kadıköy’ü Beşiktaş’ı hatta son yıllardaki hallerine rağmen Beyoğlu’nu özledik.

Ben misafir yazar olduğum bu satırlarda, 8 senedir yaşadığım Kadıköy’ün gizli saklı – artık pek kalmamıştır ama 😊 – restoranlarını, barlarını, köşelerini yazacağım bir seri halinde. Her şey sona erip bu günler geçtiğinde, güneşli bir Kadıköy sabahında belki de birlikte dolaşacağız buralarda. Çok yakında…

Serinin ilk kısmını restoranlara ayırmak istedim. Güzel yeme içmeyi çok seven biri olarak, muhtemelen birçoğunu bildiğiniz bazı yerler paylaşacağım sizlerle. Umarım aralarında denemedikleriniz vardır ve evde kaldığımız bugünlerde bu satırları okurken size bir amaç verir, moralinizi bir nebze olsun düzeltir.

O zaman başlayalım bakalım benim bildiğim haliyle Kadıköy’de nerde ne yenire…

KADIKÖY’DE NEREDE NE YENİR

#1 Aida Restaurant:

Sadece Kadıköy’de değil İstanbul genelinde bir liste de yapsam en başlarına koyacağım Aida Restaurant ile başlıyorum. Vedat Milor yazmadan çok önce, daha 2-3 masası dolarken keşfettiğimiz bu modern İtalyan restoranı; mekân olarak seçtiği 3 katlı eski evi, küçük ama şirin arka bahçesi, sahipleri Elif ve Andrea’nın müthiş nezaketi, daha çok kuzey İtalya’dan örnekler veren harika mutfağı, yerel üreticilere de yer veren sürpriz şarap menüsü ve lavabosunda bulunan lavanta kolonyası gibi tatlı detaylarıyla gerçek bir hazine. Keçi tempurayı mutlaka denemenizi ve rezervasyonsuz gitmemenizi tavsiye ederim.

#2 Korkmaz Büfe:

Aida’dan sonra direksiyonu biraz daha makul fiyatlı bir yere kıralım. Büfe işi döner seviyorsanız size tavsiyem, Moda Caddesi üstünde 120 numaradaki Korkmaz Büfe olacaktır. Tombik ekmeğe 1.5 porsiyon koydurun yanına bir limonata çakın ve memnuniyetinizi önce işletme sonra bu sayfanın sahibi Neşem ve Okan ile paylaşın. Rezervasyona tabii ki gerek yok ama hafta sonları kalabalık olduğunu unutmayın. Paket yaptırıp Moda sahile yürümek de güzel bir seçenek olabilir.

#3 Çiya:

Kadıköy’ün bence simge lezzetlerinden biri Çiya’nın lahmacunu. Hürriyet’te yapılan en değerli ilk 100 Türk yemek arasında kendisine 33. sırada yer bulan lahmacun, benim bugüne kadar yediklerimin en iyisi. Aynı hat üzerindeki diğer 4 lahmacunu art arda denedikten sonra söyleyebilirim ki Çiya bu işin Şampiyonlar Ligi. Tabii ki Çiya’da sadece lahmacunla sınırlı kalmak zorunda değilsiniz. Antep mutfağının daha önce hiçbir yerde tatmadığınız lezzetlerine, restoranın günlük menüsünde rastlayabilirsiniz.

#4 Halil Lahmacun:

Lahmacundan gidecek olursam; Çiya kalabalık veya bir tık pahalı gelirse ikinci seçeneğiniz kesinlikle Halil olmalı. Halil Lahmacun, Kadıköy Çarşı’da Çiya’nın 50 metre ilerisinde. Çiya Şampiyonlar Ligi’yse Halil’e UEFA Avrupa Ligi diyebilirim sanırım. Lahmacunun çıtırlığını bazen Çiya bile tutturamıyor ama Çiya’nın et kalitesi bir adım önde. Halil’e gitmişken açık ayranını mutlaka deneyin zira o Çiya’nın ayranından iyi.

#5 Haçapuri Pide:

Taş fırınlara girmişken size bir de pideci önerisi yapayım. Çarşı durağından herhangi bir otobüse binin ve Kadıköy Belediyesi durağında inin. Belediyenin tam karşısındaki Karadeniz pidecisi Haçapuri Pide’ye oturun ve kendinize bir kapalı kıymalı söyleyin, içine de 2 yumurta kırsın usta. Teşekkürler yine önce ustamıza sonra Journavel’e…

#6 Fornello:

Pide yazdık, pizza yazmazsak olmaz. Fornello’yu tek geçerim. Şimdilerde adını duymuş olmanız muhtemel ama daha yapım aşamasındayken keşfedip sahibiyle de harika bir sohbet gerçekleştirmiştim. Lezzetlerinin sırrı iyi ve orijinal malzeme, doğru teknik, hakiki taş fırın. Ataşehir’e de bir şube açtılar ama siz gidip Kadıköy Çarşı’daki yerinde yiyin, küçük olmasına rağmen oturma yerleri var.

#7 Lokanta Ahmet:

Pek bilinmeyen bir öneri ile devam edelim. Moda Havuz Meydanı’ndan yukarı Dr. Esat Işık Caddesi’ne doğru çıkarken solda 31 numarada Lokanta Ahmet. Taş fırında özel döküm tencerelerde yaptıkları yemekleri gerçekten her yerde bulmak mümkün değil. Kendi ekmeklerini de kendi yapan müessesede özellikle etli yemekler 10 numara 5 yıldız. Fiyatlar esnaf lokantası anlayışıyla çalışan bir yere göre bir tık pahalı gelebilir ama kalitesini görünce paranızın boşa gitmediğini anlayacaksınız.

#8 Pita Mantı:

Mantı sevenleri de unutmayalım. Yine sadece Kadıköy’ün değil, bence İstanbul’un en iyilerinden Pita Mantı. Bahariye Caddesi üstündeki yerinden 1.5 sene önce kadar Dr. İhsan Ünlüer Sokak’taki yerine taşınan mantıcıda çiğ börek de çok iyi. Açsanız 1.5 söylemekte fayda var. Mantıları sabahtan taze açıyorlar. Yoğurdu ayrı da söyleyebiliyorsunuz üstüne de koydurabiliyorsunuz ama sarımsaklı yemiyorsanız okumayı burada kesebilirsiniz.

#9 Masa Mantı:

Hem ev mantısı hem de ev yemekleri yiyebileceğiniz, çok bilinmeyen küçük bir şirin lokanta arıyorsanız onun da reçetesi bende. Moda Caddesi üstünde Murat Bey Sokağı’nın başında 7 numaradaki Masa Mantı’da bulursanız fava ve revaniyi affetmeyin. Genel olarak tüm yemeklerin güzel ve çok taze olduğunu söylemeliyim. Paket servisi olmayan, 3-4 masalık oturma düzeniyle şirin lokantasında sipariş üzerine de yemekler yapan Elif Hanım’ın güler yüzü ve nazik sohbeti şu zor geçen günlerden sonra size ilaç gibi gelecektir.

#10 Yıldız Köftecisi:

Köftecisi olmayan yemek rehberine rehber demem, siz de demeyin. Herkesin bildiği Express İnegöl Köfte’yi yazmak istemedim, gerçekten iyiler bu arada. Onun yerine bilenin iyi bildiği pazarları kapalı olan Yıldız Köftecisi’ni yazacağım. Bu konuda biraz kafam karışık, birkaç yerde daha şubesi var ama ben Yıldız Köfte 3’de yiyorum hep. Dr. Esat Işık Caddesi’nden aşağı Moda Caddesi’ne inerken solda Ressam Şeref Akdik Sokağı’nın başında. Sadece bir köfteci değil, ev yemekleri ve nefis et ızgaraları da var. Tam bir esnaf lokantası aslında, sağlıklı güzel yemek, güler yüz, uygun fiyat. Seni çok özledim Yıldız Köfte 3…

Daha yazardım ama kötü olmaya başladım, oysa ne olacak 1 sene evden çıkmasam falan diyordum, birden çarptı. Bu karantina günleri bittiğinde buralara giderseniz benim için de bir çatal fazla yiyin,  bahşişi bol bol bırakın. Başlıkta da söylediğim gibi size söz baharlar yine gelecek.

Serinin gece hayatı kısmı çok yakında…

Varol Döken

twitter.com/dokenvarol