Belçika’da muhtemelen en çok duyduğunuz şehir Brüksel, sosyal medyadan gördüğünüz en romantik yer de Brugge’dür ama biz bugün size pek popüler olmasa da bayıldığımız Gent’i anlatmaya geldik! Gent; beklentisiz gelip sonunda dönmek istemediğimiz, her Belçika konusu açıldığında ne kadar özlediğimizi fark ettiğimiz, ilk fırsatta hiç düşünmeden tekrar gideceğimiz bir şehir olarak bu rotadaki favorimizdi.

Kendisi Belçika’nın en eski yerleşimlerinden biri olarak ülkenin üçüncü büyük şehri. Konumu sayesinde geçmişte önemli bir liman bölgesi olarak Avrupa’nın en zengin şehirlerinden biriymiş; şimdi ise adım attığınız an hissedeceğiniz enerjisi ile bir üniversite şehri. İşin güzel yanı, sanayi devrimi ile birlikte birçok değişiklik görmüş ve kentsel dönüşüm geçirmiş olsa da Gent’in Orta Çağ dokusu çoğunlukla korunmuş. Leie Nehri’nin aktığı kanalı, onun etrafındaki görkemli mimari, bir sanat şehri olmasının verdiği nitelikli müzeleri, günümüzün modern çizgisi ile renklenen sokakları, aşırı lezzetli mekanları ve genç nüfusu ile Gent bambaşka bir dinamizm taşıyor.

Gent’in şaşırtıcı bir özelliği de kanıtlanmış şekilde çevre dostu oluşu. Bir vejeteryan başkenti olarak çok sayıda vejeteryan ve vegan mekana sahip. Çevre dostu yaşam stilini birçok işletmesine ve markasına uyarlamış, bu konuda arkasından gelen birçok şehre de öncülük ediyor. Ayrıca, Avrupa’nın en düşük trafiğe sahip en büyük yaya bölgesinin de ev sahibi. Yani diyeceğimiz o ki Gent yürüyerek gezmek ya da bisikletle dolaşmak için gelebileceğiniz o ideal şehir!

GENT’TE GEZİLECEK YERLER

Gent’i aynı Brugge’de olduğu gibi günübirlik gezebilirsiniz. Şehri daha detaylı görmek istiyorsanız tabii ki 2 gün daha rahat olacaktır. Buraya tek gün plan yapmanın tek bir kötü yanı var; Gent bir üniversite şehri olduğunu enerjisiyle ilk dakikadan o kadar belli ediyor ki buradan bir türlü ayrılmak istemiyorsunuz. 😊 Özellikle Brugge’ün turist kalabalığının ardından, Gent’in kendi çapındaki sakinliğini çok seveceğinize eminiz. Şehir dümdüz olduğu için yürüyerek çok rahat geziliyor, yeme içme açısından da oldukça keyifli bir yer. Şimdiden iyi gezmeler!

#1 Saint Michael’s Church:

Daha önce aynı yerde var olan başka bir şapelin alanı üzerine yapılacak şekilde, Saint Michael Kilisesi’nin inşaatı iki fazlı planlanarak 1440 yılında başlamış. Tamamlanması o kadar uzun yıllar almış ki o arada bazı bölümleri çok tahrip olmuş, haliyle yıkılıp yeniden yapılmış. Kilisede normalde bir kule olması düşünülmüş; gel zaman git zaman 1828 yılında gelinip de inşaat hala tam olarak bitmeyince kilise kulesiz olarak tamamlanarak ziyarete açılmış.

Gent’te sıklıkla göreceğiniz kumtaşı ile yapılan kilisenin genel mimari stili Gotik ve Barok, iç mimarisi ise Neo – Gotik ve Barok süslemelere sahip. Dekorasyonunda 18. yüzyıla ait Anthony van Dyck gibi önemli Flaman sanatçıların tabloları ve Michelangelo’nun Madonna of Bruges heykelinin başkası tarafından yapılmış kopyası yer alıyor.

Kilisenin ön kısmında St. Michael Köprüsü’nü göreceksiniz. 1905 yılında Neo – Gotik stilde yapılan bu köprü de hem çevresindeki mimariye uyumu hem de Gent’in Gotik silüetine katkısı nedeniyle oldukça değerli.

#2 Graslei & Korenlei:

Gent’te gezeceğiniz yerlerin çoğu şehri ikiye bölen Leie Nehri çevresindeki tarihi şehir merkezinde bulunuyor. Gent’in en önemli noktalarını adımlarken zaten Leie Nehri’nin aktığı rıhtım bölgesine sık sık geleceksiniz. Leie Nehri’nin sağl bölümü Graslei, sol bölümü Korenlei olarak adlandırılıyor. Her iki bölge de Orta Çağ’ın önemli limanlarındanmış, şu anda da Gent’in en turistik ve en canlı bölgelerinden. Rıhtım boyunca günümüzde mekan olarak hizmet veren türlü türlü tarihi dükkan ve tüccar evi bulunuyor. Genel manzara nostaljik bir kartpostal gibi; insan hangi birini inceleyeceğini şaşırıyor. Kanal çevresindeki rıhtımda yürüyerek ya da botlarla yapılan kanal turlarına katılarak bu çevreyi gezebilirsiniz. Gent kanal turu ile ilgili detayları yazının devamında bulabilirsiniz.

#3 Saint Bavo’s Cathedral:

Gent’in simge yapılarından biri olan Saint Bavo’s Katedrali, 942 yılında tamamlanan ve aynı yerde bulunan St. John the Baptist Kilisesi’ne 1274’te yapılmaya başlanan eklemelerle bugünkü halini almış. Gent’teki birçok yapı gibi St. Bavo’s Katedrali de Gotik stilde. Saint Bavo’s’un görkemi aslında biraz da 89 metrelik uzunluğundan geliyor, kendisi şehrin en görkemli noktalarından biri.

Katedralin Kuzey Rönesans döneminin ve Belçika’nın en değerleri eserlerinden biri olan Hubert ve Jan van Eyck’in The Adoration of the Mystic Lamb tablosuna ev sahipliği yapması Gent için ayrı bir önem taşıyor. Adoration of the Mystic Lamb, dünyanın en eski yağlı boya tabloları arasında. Katedralde Flaman sanatçıların başka eserleri de yer alıyor.

St. Bavo’s Katedrali, Gent’in ana meydanlarından biri olan Sint – Baafsplein’da bulunuyor. Bu meydanda St. Bavo’s Katedrali’nin yanı sıra çan kulesi Belfort ile Royal Dutch Theatre binasını da göreceksiniz. Meydanın 100 m ilerisinde Achtersikkel adlı bir yer var. İki yuvarlak kulesi ile Rönesans dönemine ait bu yapı, adını o zamanlar şehrin en zenginleri arasında olan ve buradaki evlerin sahibi Sickelen ailesinden alıyor. Achtersikkel bugün Gent konservatuvarı olarak kullanıldığı için avlusunda yürürken öğrencilerin çalışmalarını da duymanız mümkün.

#4 Belfort van Gent:

Yapımı 1380 yılında tamamlanan Belfort çan kulesi, Gent’in St. Nicholas Kilisesi ve St. Bavo’s Katedrali ile birlikte en yüksek üç yapısından biri. Şehrin bağımsızlığını simgeleyerek duyuru, gözlem ve savunma görevlerini üstlenen çan kulesinin uzunluğu ise 91 metre ve UNESCO koruması altında. Çan kulesi her gün 10:00 – 18:00 arası açık, giriş ücreti €8. City Card Ghent’i olanlara ücretsiz.

Belfort’un hemen yanındaki dikdörtgen yapı Cloth Hall, yani Kumaş Borsası olarak 1445 yılında tamamlanmış. Salonun orijinal plandaki halini alması 1903’ü bulmuş ama açıldığı haliyle bile Gent’in Orta Çağ dönemindeki tekstil ticaretinin merkezi olmuş. Cloth Hall ile Belfort arasına sonradan eklenen Mammelokker ise şehir hapishanesine giriş amaçlı yapılmış.

#5 Korenmarkt:

Gent’in eski buğday pazarı olan Korenmarkt, Leie Nehri ile birazdan anlatacağımız St. Nicholas Kilisesi arasında yer alıyor. Korenmarkt, aynı rıhtım bölgesinde olduğu gibi tarihi mimaride hizmet veren onlarca kafe ve restoranı ile bugün Gent’in en turistik noktalarından biri. Şehrin ünlü alışveriş caddeleri olan Veldstraat ve Kortemunt’u birbirine bağlayan bu meydan, bir zamanlar Graslei ve Korenlei kanalından getirilen buğdayların satıldığı yer olarak kullanılıyormuş.

#6 St. Nicholas Kilisesi:

Geldik Gent’te en sevdiğimiz mimarilerden biri olan St. Nicholas Kilisesi’ne! Gent’in diğer dini yapıları gibi burası da daha önce var olan bir kilisenin üzerine yapılmış. St. Nicholas Kilisesi’nin inşaatının 13. yüzyıl boyunca sürdüğü söyleniyor, sonuca bakılırsa da mümkün olan en üst düzeyde değmiş diyebiliriz. Bu kiliseyi Gent’teki favorilerimizden biri yapan, kendisinin Tournai bölgesinden getirilen özel mavi taş ile tamamlanmış oluşu.

Tournai, Gent’in de dahil olduğu Scheldt bölgesinde yer alıyor ve bu bölgenin adı da Scheldt Nehri’nden geliyor. İnşaatında kullanılan bu mavi taş sayesinde, St. Nicholas Kilisesi, Scheldt Gotik mimari stilinin en iyi örneklerinden biri kabul ediliyor. Daha önce duymadıysanız, Scheldt Gotik stilinin en önemli detayları arasında Tournai bölgesinin mavi taşı, kilisenin ortasında yükselen tek kule ve mimarinin köşelerinde yer alan ince silindir kuleler sıralanıyor. Kilise, Pazartesi hariç her gün 10:00 – 17:00 arası ziyarete açık. Pazartesi günleri 14:05 – 17:00 arası gezilebiliyor. Girişi ücretsiz.

#7 Gravensteen:

Orta Çağ’ı buram buram hissedeceğiniz Gent’in görmeniz gereken bir kalesi de tabii ki olacaktı! Türkçe’ye Kontlar Kalesi olarak çevrilen Castle of the Counts, Leie Nehri’nin kıyısında konumlanıyor. 1180 yılında yapılan kale, 14. yüzyıla dek Flander kontlarının ikameti olarak kullanılmış. Müze olarak ziyarete açılana kadar birkaç kez yenilenen, zaman içinde de mahkeme, hapishane ve fabrika olarak kullanılan bir yapı.

Kalenin içindeki müzede Flander kontlarının döneminden günümüze kalan eşyaları, ahırları, işkence ve idam odalarını gezebilirsiniz. Gravensteen, hanedan kültürünün ve Gent turizminin önemli bir parçası. Bazı günlerde evlilik törenlerine ve festivallere de ev sahipliği yapıyor. Kaleye giriş ücreti €12, City Card Ghent ile ücretsiz. Kale, Nisan – Ekim arası 10:00 – 18:00, Kasım – Mart arası 09:00 – 17:00 ziyarete açık.

#8 Patershol:

Gent’i dolaşmaya başlamadan önce turizm ofisinde bir görevliyle görüşmüştük. Kendisine gezilecek yerlerin haricinde önereceği bir yer olup olmadığını sorduğumda Patershol’a mutlaka gitmemiz gerektiğini söyledi. İşte, canımız Patershol ile yollarımız böyle kesişti. Arnavut kaldırımlı sokakları, tarihi otantik evleri, aşırı lezzetli mekanları ve gizli kalmış yer altı barları ile Patershol, Gent’in kesinlikle ve kesinlikle en güzel mahallelerinden biri. Sokaklar tam film seti, insan yürürken kendini gerçekten de dekorun içinde gibi hissediyor. Bu güzelim Orta Çağ dokusu aradan geçen zamanda nasıl bu kadar iyi şekilde korunmuş, o da ayrı bir merak konusu!

Patershol daha çok enetellektüel kesimin tercih ettiği artistik bir mahalle. Belçikalı sanatçılar, ressamla bu civarda yaşıyor; sokak aralarında atölyelerine denk gelmeniz çok olası. Haliyle, tasarım butikleri ve galeriler de buraların olmazsa olmazı. Orta Çağ’ın izleri sanatla ilişkili her mekana zaten çok yakışıyor; ama Patershol’ü bugün bu kadar ünlü yapan özelliklerden biri de şüphesiz burada kendi içinde bir gurme rotası oluşturan mekanları. Patershol’de sadece Avrupa mutfağı değil, dünya mutfağına dair de birçok seçenek bulabilirsiniz. Ve tabii ki Belçika biralarını denemek isteyenler için geleneksel pub’lar da bir başka alternatif.

Patershol’de bir de müze gezeyim derseniz, eski bir yaşlı bakım evinin müzeye dönüştürüldüğü House of Alijn’e gidebilirsiniz. Müze tamamen 20. yüzyılı konu alıyor; günlük yaşamın aktarıldığı eşya, fotoğraf ve kayıtlardan oluşan bir koleksiyonu var.

#8 Vrijdagmarkt:

Gent’te görebileceğiniz bir diğer meydan da Cuma Pazarı anlamına gelen Vrijdagmarkt ki Cuma pazarı geleneği burada halen her hafta sürdürülüyor. Meydanın etrafı yine eskiden esnafların ticaret hayatını sürdürdüğü dükkanlarla dolu; bugün her biri kafe, restoran ve pub olarak hizmet veriyor. Vrijdagmarkt’ın Cuma pazarı sabah 09:00 – 13:00 arasında açık oluyor. Pazarda meyve – sebze tezgahları çoğunlukta ama bazı alanlarda vintage ürünlerin satıldığı ikinci el tezgahları da bulunuyor.

Eğer ikinci el pazarlarını gezmeyi seviyorsanız, Vrijdagmarkt’ın 100 metre ilerisindeki Bij Sint-Jacobs meydanına gidebilirsiniz. Burada da Cuma – Cumartesi – Pazar günleri 08:00 – 13:00 arası ikinci el ve antika pazarı kuruluyor.

#9 MSK – Museum voor Schone Kunsten:

Belçika’nın en eski müzelerinden biri olan MSK Güzel Sanatlar Müzesi, Orta Çağ’dan 20.yüzyılın ortalarına kadarki süreci kapsayan geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Koleksiyon genel olarak Flaman sanatçıların eserleriyle şekillense de Avrupa sanatından, özellikle de Fransız ressamların çalışmalarından örnekler bulmak mümkün. MSK, 2020 itibariyle Jan van Eyck’in önemli eserlerinden oluşan An Optical Revolution koleksiyonunun da ev sahibi olacak. Müzeye giriş ücreti €6, City Card Ghent ile ücretsiz.

#10 SMAK – Municipal Museum of Contemporary Art:

1999 yılında açılan SMAK Modern Sanat Müzesi, 1945 sonrası modern ve çağdaş sanat eserlerinden oluşan bir koleksiyona sahip. Yine, ağırlıklı Flaman sanatçılar olmak üzere dünyaca ünlü modern sanat çalışmalarına da yer veriyor. Süreli sergileri 4 ayda bir yenileniyor, Belçika’nın ev sevilen müzelerinden biri. Müzeye giriş ücreti €12, City Card Ghent ile ücretsiz.

#11 STAM – Stadsmuseum Gent:

2010 yılında açılan Gent Şehir Müzesi, şehrin tarihi ile ilgili bilgi edinmek isteyenlerin seveceği türden bir müze. Şehrin genel olarak kurulmaya başlandığı 1800’lere kadar uzanan müzede, Gent’in günümüze kadarki sürecini hem Gent çevresinden toplanan kalıntı ve objelerle hem de interaktif sunumlarla inceleyebilirsiniz. Eski haritalar, canlandırma animasyonları ve fotoğraflar ile son derece modern olan STAM Şehir Müzesi, çocuklar için de oldukça keyifli. Müzeye giriş ücreti €8, City Card Ghent ile ücretsiz.

#12 Old St Elizabeth Beguinage:

Gent’in üç Beginjhof yerleşiminden biri olan St. Elizabeth Beguinage, diğer şehirlerdeki örnekleri gibi, Beguinages tarikatına mensup ve dini gerekçelerle evlenmeyecek olan kadınlar için yapılmış bir yaşam kompleksi. Bir çeşit inziva alanı olarak görülen Beguinage’larda kadınlar kendi kendilerine yetecek şekilde güvenle yaşama şansına sahip oluyormuş.

1242 yılında kurulan St. Elizabeth Beguinage’ı eskiden duvarla çevriliymiş, artık öyle değil. Çevresinde Roma Katolik, Ortodoks, Protestan ve Anglikan olmak üzere 4 kilise yer alması en önemli özelliği. Bu yüzden Holy Corner, yani Kutsal Köşe olarak da biliniyor.

GENT’TE KANAL TURU

Gent’in en az Brugge’ün kanal turu kadar güzel, hatta alanı daha geniş olduğu açıkçası biraz daha keyifli geçen bir kanal turu var. Turun yapıldığı Graslei ve Korenlei etrafındaki tarihi mimari çok iyi korunduğu ve botlardan bu mimariler çok net görünebildiği için Gent kanal turunu şiddetle tavsiye ediyorum. Bazı noktalarda botlar yapıların en yakınına kadar giriyor; böylece yürürken göremeyeceğiniz detayları inceleme şansına ulaşıyorsunuz.

Gent kanal turu 40 dakika sürüyor. Tur esnasında botlar kanal çevresindeki evlerin ve Orta Çağ döneminden kalma dükkanların yanı sıra Kontlar Kalesi, eski et pazarı ve sanayileşme sürecindeki ilk fabrikalar gibi önemli yapıları dolaşıyor. Gent kanal turu esnasında, tur rehberi bu mimariler ve o döneme ait günlük yaşam hakkında bilgiler de paylaşıyor. Rehberlik hizmeti Brugge kanal turuna kıyasla Gent’te çok daha iyiydi, Gent kanal turundan çok memnun kalmıştık. 

Gent kanal turlarında farklı temalı programlar da yapılıyor, bizim anlattığımız standart şehir turu olan. Bu işi yapan birkaç firma var ve tümüne Graslei çevresinde denk geleceksiniz; turlar Graslei’den başlıyor. Tur programı ve tematik kanal turları ile ilgili bilgiyi de tur şirketlerinin kiosk’larından alabilirsiniz. Standart Gent kanal turu kişi başı €8, City Card Ghent ile ücretsiz. Kanal turları 16 Ekim – 31 Mart arası 11:00 – 16:00, 1 Nisan – 15 Ekim arası 10:30 – 18:30 arasında 20 dakikada bir yapılıyor.

GENT YEME İÇME ÖNERİLERİ

Gent’in yeme içme mekanlarını keşfe çıksak muhtemelen burada 1 hafta geçirmek gerekir. Mutfak konusunda inanılmaz zengin bir şehir, her çeşiti bulmak mümkün. Organik yiyecekler, vegan ve vejeteryan mutfakta Kopenhag’dan geriye kalır yanı da yok. Sunumlar ise ayrı bir yazı konusu. En iyisi, Gent’e gitmeden önce not aldığımız yeme içme önerilerini aşağıya bırakalım da kendiniz görün. 😊

Frites: Frituur Jozef, De Frietketel, Frituur St. Jacobs Sympa, De Papegaai, Frites Atelier

Yemek: Soup’R, Souplounge, Otomat, Paul’s Boutique, Balls & Glory, Amadeus, De Superette,

Waffle: Mokabon, Max

Vegan & Vejeteryan: Le Botanitse, Lokaal, Lekker Gec

Bira Barları: De Dulle Griet, ‘t Velootje, ‘t Galgenhuisje, Het Trappistenhuis, Cafe Den Turk, Minor Swing,’t Kanon, Afsnis

Kahve Barları: Way, Or Coffee, Take Five Espresso Bar, Cafe Labath, Bar Bidon

GENT YAKININDA GEZİLECEK YERLER

Gent’e gelmişken Belçika’nın Brüksel, Brugge ve Antwerp şehirlerini de günübirlik olacak şekilde planınıza dahil edebilirsiniz. Trenle ulaşım her birine oldukça rahat ve kısa sürüyor. Brüksel ve Brugge için hazırladığımız gezi rehberlerini aşağı bırakalım.

Brüksel Gezilecek Yerler ve Brüksel Gezi Rehberi

Brugge Gezilecek Yerler ve Brugge Gezi Rehberi

Belçika seyahatinizde vaktiniz çoksa buradan kolayca gidebileceğiniz diğer Avrupa şehirleri arasında Amsterdam, Paris ve Londra da var. Onların gezi rehberlerini de aşağıda görebilirsiniz.

Amsterdam Rehberleri

Paris Rehberleri

Londra Rehberleri

GENT’E NASIL GİDİLİR

Gent’in havalimanı olmadığı için burayda direkt olarak gelme şansınız yok. En kısa yol; önce Brüksel’e, oradan da buraya gelmek. Brüksel’den Gent’e trenle tek yön, kişi başı €13’ya gelebilirsiniz. Brüksel’den Gent’e gideceğiniz tren Brussels Midi tren istasyonundan kalkıyor, biletinizi de buradan alabilirsiniz. Yol yaklaşık 45 dakika sürüyor. Gent tren istasyonunda indikten sonra tram ya da otobüs kullanarak eski şehir merkezine gidebilirsiniz.

Hollanda ve Fransa’dan da Gent trenleri oluyor; ancak Amsterdam ya da Paris’teyseniz ve araç kiralamayacaksanız trenle ülke değiştirmek oldukça maliyetli sonuçlanabilir. Biletler erken harekete geçildiğinde indirimde yakalanabiliyor, diğer türlüsü pek mutlu etmez. Örneğin; Paris’ten Amsterdam’a gitmek isteyen bir arkadaşımız son dakikaya kaldığından tek yönde €135 ödemek zorunda kalmıştı.

GENT’E NE ZAMAN GİDİLİR

Gent, birçok turistik yer gibi resmi tatillerde ve yaz sezonunda aşırı kalabalık oluyor. Bizce en iyi zamanlar Mayıs, Eylül ve Ekim. Haziran’ın ilk haftası da sıcak havalar açısından gayet uygun. Eğer, yazın ve özellikle Haziran ayında gelecekseniz gün uzunluğu açısından şanslı bir döneme denk geldiniz demektir. Haziran ayında hava 22:00 gibi kararmaya başladığında istediğiniz çoğu yeri gün ışığında görme fırsatınız olacak.

GENT’TE NEREDE KALINIR

Bir Belçika gezimizi Brüksel – Brugge – Gent şeklinde planladığımız ve çok fazla vaktimiz olmadığı için konaklamayı tek bir yerde, Brüksel’de organize ettik. Gent’te daha uzun süre kalmak isteyenler için bulduğumuz birkaç fiyat performans otelini aşağı bırakıyoruz.

Hostel Uppelink: Gent’in en sevilen hostellerden biri. Yeri tam merkezde, üç kişilik ve yatakhane tipi odaları var. linki burada.

Getaway Studios Gent: Daire konaklaması sevenler için uygun, oldukça merkezi bir apart. Studio tipi daireleri var. Otelin linki burada.

Hotel Gravensteen: Kontlar Kalesi’ne birkaç adım uzaklıkta konforlu bir otel, Gent’te en sık tercih edilenlerden biri. linki burada.

ibis Gent Centrum St. Baafs Kathedraal: ibis’in Gent şubesi St. Bavo’s Katedrali’nin karşısında ve tam merkezde. Şehrin konum ve konfor açısından en iyi otellerinden, linki burada.

Gent’te otel yerine ev konaklaması yapmayı planlıyorsanız sizi Airbnb’ye alabiliriz. Airbnb ile ilk kez konaklayacaklar için 130 TL indirim sağlayan üye olma linkimizi buraya bırakıyoruz. Siz indirimli rezervasyon yaparken biz de kredi kazanıyoruz, böylece hep birlikte ekonomik geziyoruz.

Gent konaklama önerileri ile birlikte Gent Gezi Rehberi’mizin sonuna geldik. Tüm gezi notlarımıza ve fotoğraflarımıza Instagram’da @nesemcelikkaya hesabından ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin, birlikte gezelim!