Küçükken ilk gitmek istediğin yer neresi sorularına cevabım hep aynıydı; Roma. Sonra büyüdüm ve İtalya’da Roma, Floransa, Venedik üçgeninden daha başka şehirler de olduğunu öğrendim. Zaman geçtikte, turistik yerlerden aslında çok da hoşlanmadığımı, seyahatlerimde kalabalık ve popüler bir yere gitmektense, daha lokal ama pürüzsüz, hatta bana can sıkıntısız bir gezi imkanı sunacak daha az tercih edilen şehirleri seçer oldum.

İnsanı, yemekleri, ulaşım kolaylığı ve iklimi ile Türkiye’ye çok benzettiğim İtalya, gezdiğim tüm ülkeler arasında açık ara favorim; çünkü bir insanın bu ülkede herhangi bir şehri görüp, ‘buraya da neden geldik’ diye söyleneceğine inanmıyorum. Risksiz seyahat diye bir şey varsa, İtalya şehirleri buna kesinlikle dahil.

Orta Çağ mimarisinin hakim olduğu şehirde, turuncunun her tonunu içeren terrakotta sokaklar Bologna’da sizi her daim yürümeye teşvik edecek. Ancak burada sizi esas motive edecek olan; şehrin ekonomik ve siyasi anlamda böylesine ilerlemiş olmasına rağmen, tarihi dokusundan da hiçbir şey kaybetmemesi ve kendine has bu tipik özelliklerini yıllar içinde de aynı şekilde koruyabilmiş olması.

Geniş meydanlar, lezzetli makarnalar, panoramik noktalar ve kızıl sokaklar, Bologna’ya gelenleri lokal hayatın içine hızlıca çekiveriyor ve yüzünü güldürmeden de asla bırakmıyor. Üstelik Bologna, Emilia-Romagna bölgesinin diğer görülmeye değer şehirleri Parma ve Modena’ya da çok yakın. Bu yüzden, vakti bol olan kişiler seyahatlerini Bologna, Modena ve Parma üçgeninde de gerçekleştirebilir.

Bologna’da Ulaşım

Guglielmo Marconi Havalimanı’na geldikten sonra pasaport işlemlerinizin ardından merkeze gitmek için iki yol tercih edebilirsiniz. Özellikle eğer iki kişiden daha fazla iseniz taksiye binmek birinci alternatif. Çünkü merkeze yakın bir yerde konaklamanız halinde, taksi ile ulaşımınız 20 Euro’yu geçmiyor. Biz Bologna’ya 3 kişi gittiğimiz için, ilk kez bir yurt dışı seyahatinde taksi ile merkeze ulaşım sağladık ve ödediğimiz rakam 19 Euro’ydu.

Bir diğer alternatif de üzerinde BLQ yazan Aerobus adlı shuttle otobüslerini kullanmak. Bu otobüslerin biletini havalimanından çıkmadan ya da otobüsteki şoförden temin edebiliyorsunuz. Kişi başı ücreti tek yön 6 Euro ve her 11 dakikada bir havalimanından kalkış yapıyor. Havalimanından merkeze gitmek 20 dakika sürüyor.

Bologna’da Gezilecek Yerler – Bologna Gezi Rehberi

1. Piazza Maggiore, Maggiore Meydanı

İtalya’nın tüm şehirlerinde olduğu gibi, Bologna için de gezinin ilk durağı şehrin ana meydanı olan Piazza Maggiore. Meydanın güzelliği, etrafını saran Orta Çağ stilindeki şehrin ana mimarilerinden de geliyor. Piazza Maggiore’nin tam ortasında durup yüzünüzü San Petronio adlı Gotik bazilikaya döndüğünüzde, Bologna’nın ana dini yapısı ile de tanışmış olursunuz.

Bazilikanın solunda eski banka merkezi olan Palazzo dei Banchi, bazilikanın sağında Palazzo dei Notai ve onun yanında da eskiden belediye sarayı olarak hizmet veren ancak günümüzde müze olarak ziyaret edilen Palazzo d’Accursio bulunuyor. Tam arkanızda kalan Palazzo Re Enzo ve altındaki lüks kafeler, onun solunda kalan noktada konumlanan Biblioteca Salaborsa ile bu iki yapının arasında kalan Neptün Çeşmesi, Bologna’nın koca meydanı Piazza Maggiore’de görebileceğiniz diğer önemli yerler.

2. Basilica di San Petronio, San Petronio Bazilikası

Açıkçası San Petronio Bazilikası’nı daha önce İtalya’da gördüğüm dini mimarilerden birine benzetmem çok zor; bazilika tam anlamıyla Gotik stilde şov yapıyor. Burayla ilgili söyleyebileceğim ilk şey; gerçekten çok büyük olduğu ve Piazza Maggiore’nin ortasında tüm heybetiyle ışıldadığı. Dünyadaki en büyük onuncu kilise olan San Petronio’nun hacmini dünyanın üçüncü büyük kilisesi olan Duomo di Milano ile karşılaştırırsak, demek istediğimi bir parça anlatabilirim diye düşünüyorum. 🙂

San Petronio Bazilikası adını 5. yüzyılda Bologna’nın koruyucu azizliğini yapan psikopos Saint Petronius’tan alıyor. İtalyan şehirlerinde ana meydana vardığımızda bizi karşılayan kilise genellikle şehrin ana kilisesi oluyor; ancak Bologna’da durum biraz farklı. San Petronio Bazilikası, Piazza Maggiore’nin tam ortasında ziyaretçileri kucaklıyor olsa da şehrin ana kilisesi değil.

İlk aşamada Vatikan’daki San Pietro’dan bile büyük olacak şekilde tasarlanan bazilika, inşaatı esnasında kilise fonundaki paranın tükenmesi ile son halini günümüzdeki gibi almış. Zaten gittiğinizde göreceğiniz gibi ön cephenin bir kısmı işlemeler bakımından eksik gibi duruyor. Ne var ki bazilika kendi içinde öyle bütünleşmiş ki artık ana tasarımın bu olduğu konusunda kendinizi inandırmanız bile mümkün.

Bazilikaya giriş ücretsiz, ancak 14:00-15:00 saatleri arasında kapalı. 22 şapeli bulunuyor, onlarda biri olan Capella Bolognini’yi 3 Euro ödeyerek gezebiliyorsunuz. Bu şapelde, Giovanni da Modena’nın Dante’nin İlahi Komedya’sından esinlenerek yaptığı ‘Cennet ve Cehennem’ freski bulunuyor.

3. Piazza Nettuno, Nettuno Meydanı & Fontana di Nettuno, Neptün Çeşmesi

Maggiore Meydanı’nda bazilikayı arkanıza aldığınızda solunuzda Nettuno Meydanı’nı görürsünüz, bu mini meydan Maggiore Meydanı’nın komşusu ve adını da ev sahipliği yaptığı Neptün Çeşmesi’nden alıyor. Yapımı 1667 yılında tamamlanan çeşme, 4 yüzyılı geride bırakmış.

Zaten Bologna’nın en güzel yanı da gezerken Orta Çağ tarihini tümüyle hissetmenize olanak sağlaması. Neptün Çeşmesi’nin en önemli özelliği, çeşmedeki Neptün heykelinin geç Rönesans’ın maniyerist heykeltıraşı Giambologna’nın elinden çıkmış olması.

4. Biblioteca Salaborsa, Salaborsa Kütüphanesi

Eskinin borsa binası olan Biblioteca Salaborsa günümüzde şehrin ana kütüphanesi. Palazzo Re Enzo’nun çaprazındaki Nettuno Meydanı’nda yer alan Biblioteca Salaborsa, 2001 yılında ziyarete açılmış. Klasik İtalyan stilinin modern mimariyle birleşiminin en güzel örneklerinden biri olan mekan, Avrupa’daki büyük şehir kütüphanelerinin sistemini olduğu gibi Bologna’ya taşımış.

Meraklısı olanlar içine ücretsiz girebilir, hatta ücretsiz internetinden bile yararlanabilir. Pazartesi günleri 14:30-20:00 arası, hafta içi diğer günler 10:00-20:00 arası, Cumartesi günleri de 10:00-19:00 arası açık. Ne diyeyim; sadece bu kütüphane ile bile Bolognese’leri kıskanmamak elde değil!

5. Cattedrale Metropolitana di San Pietro, Bologna Katedrali

San Petronio Bazilikası’nı anlatırken belirttiğim gibi, bazilika Piazza Maggiore adlı ana meydanda olmasına rağmen şehrin ‘duomu’su değil. Bologna’nın ana katedrali Via dell’Independenza’daki Cattedrale Metropolitana di San Pietro. Bu nedenle, kısaca Bologna Cathedral, yani Bologna Katedrali olarak anılıyor. Birkaç isimle bilindiği için, bulmakta zorlanmamanız adına ben her unvanını yazdım. İşimizi garantiye alalım. 🙂

San Pietro Katedrali’nin uzun bir hikayesi var. Aslında, şu an bulunduğu noktada 1028 yılında da bir katedral bulunuyormuş; ancak bu katedral 1141 yılındaki bir yangınla harap olup yıkılmış. 1184 yılında aynı yerde, yeni bir katedral yapılmış; yeni yapıya 14. ve 15. yüzyıllarda bazı eklemelerde bulunulmuş.

Bu yeniliklerin ardından şehrin ana katedrali ilan edilen San Pietro, zaman içinde tekrar tahrip olmuş ve bugünkü halini ancak 16. yüzyılın sonunda alabilmiş. Bu yüzden, günümüzde görülebilen büyük bölümü aslında 17. yüzyıldan kalma, küçük bir bölüm ise 16. yüzyıldaki çalışmalara ait.

San Pietro Katedrali’nin listede olma nedenlerinden biri; 70 metre uzunluğundaki çan kulesi. Şehrin ikinci en uzun çan kulesine sahip olan katedral, Bologna’yı panoramik izlemek isteyenlerin de adresi. Kuleye çıkmak 5 Euro, merdiven çıkması biraz zahmetli ama aralarda duraklama alanları olduğu ve merdivenin yanındaki mini pencerelerden dışarıyı görebildiğiniz için eziyeti biraz azalıyor. Kulenin en tepesinde karşılaştığımız manzara gerçekten etkileyici. Özellikle de dört bir yanını görme şansınız olduğu için bol bol fotoğraf çekip manzaraya doyacağınıza eminim.

6. Le Due Torri, İki Kule: Asinelli ve Garisenda Kuleleri

Geldik Bologna’nın simgesi olan iki kuleye! Bologna’nın eğiklikte Pisa Kulesi’yle yarışan ikizleri Le Due Torri, hangi kaynağa bakarsanız bakın görülecek yerlerde başı çekiyor. Centro bölgesinde oldukları için de aslında hep yanı başınızda. 1100’lü yıllarda Asinelli ailesi tarafından yaptırılan kulelerden adı Garisenda olan, bundan birkaç yüzyıl önce yıkılma tehlikesi nedeniyle tıraşlanmış.

Gittiğinizde göreceksiniz ki 97 metrelik Asinelli kulesi, kardeşi Garisenda’nın yamacında şehirdeki pusula görevini üstleniyor. Sayesinde kaybolmak yok; daima Asinelli’yi takip et!

Özellikle, San Pietro Katedrali’nin tepesinden bakıldığında şehrin kızıl renkli manzarasını süsleyen bu ikiz mimariyi görmeye gittiğinizde hemen altındaki Pizzeria Due Torri’ye mutlaka uğrayın. Bu pizza büfesi muhtemelen İtalya’da yiyebileceğiniz en lezzetli ve ucuz pizzanın adresi. Koskoca bir dilim Margherita pizza 1,5 Euro.

7. Mercato delle Erbe

Pazarcılar! Buraya kadar okuduysanız kazandınız demektir. 🙂 Old town bölgesindeki Mercato delle Erbe, Bologna’nın en büyük yiyecek marketi. Taze meyve, sebze, peynir, şarküteri ürünü ve içecek almak için buraya gelebilirsiniz. Mercato delle Erbe, Via Ugo Bassi’de yer alıyor ve her gün 07:15-13:00 ile 17:30-19:30 arası açık.

8. Canale di Reno ve Finestrella, Reno Kanalı ve Finestrella Penceresi

Piella Sokağı’nı Bolonya’nın turistik noktalarından biri haline getiren Finestrella, Bologna’da görülmesi gereken bir diğer yer. Burası, şehrin ünlü Reno Kanalı’na bakan minik bir pencere. Sunduğu görüntüden ötürü de bu nokta Küçük Venedik olarak anılıyor; haksız da sayılmazlar. Etrafındaki turuncu binaları ve kanal manzarası ile az buçuk Venedik havası almaya buraya uğrayabilirsiniz. Fotoğraflarınızı hem bu pencereden, hem de yolun karşısındaki noktadan çekebilirsiniz.

9. Piazza Santa Stefano, Santa Stefano Meydanı

Bologna’daki esas turistik noktaları bitirdikten sonra istikamet, Via Clavature üzerinden Santa Stefano Meydanı. Meydan, adını Santa Stefano kilisesinden alıyor; ama aslında yanındaki kiliseleştirilmiş diğer binalarla birlikte burası için bir manastır diyebiliriz.

Zaten Bologna’da da 7 Kiliseli Meydan olarak anılıyor. Maggiore’ye kıyasla çok daha sakin duran bu meydanda ayın ilk Cumartesi ve Pazar gününde kocaman bir ikinci el pazarı kuruluyor. Gitmeden önce böyle okumuştum; ancak biz ayın ortasında gittiğimizde de pazarın içine dalıp tezgahları kurcalayabildik. Şanslıysanız siz de denk gelebilirsiniz.

Piazza Santo Stefano’da dolandıktan sonra buraya yakında bulunan Cremeria Santa Stefano’da dondurma yemeyi unutmayın. Özellikle tuzlu karameli muhtemelen hayatınızda tadacağınız en iyi lezzetlerden biri olacak. Cremeria Santa Stefano, Bologna’nın en iyi dondurmacısı olarak da ün yapmış durumda.

Bologna Müze Rehberi

Bologna’da 1,5 günümüz olduğu için müze gezmeye fırsat bulamadık; tabii bunda güneşli havanın etkisi de olabilir. 🙂 Ancak uzun vaktiniz varsa ve biraz da müze gezeyim diyorsanız, bizim listemizde bulunan ulusal galeri Pinacoteca di Nazionale Bologna, arkeoloji müzesi Museo Civico Archeologico ile Orta Çağ müzesi Museo Civico Medievale’yi size de tavsiye ederiz. Bu üç müze, her yerde Bologna’nın en iyi müzeleri olarak tanımlanıyor.

Bologna’da Nerede Kalınır

Biz Bologna seyahatimizi planlarken hem 3 kişi olduğumuz hem de daha rahat edebilmek için Airbnb’den ev kiraladık. Oldukça rahat ettiğimizi ve ev sahibemiz Roberta’dan çok memnun olduğumuzu söyleyebiliriz. Ev’in linki burada.

Bologna’da Alışveriş

İtalya’nın en zengin şehirlerinden biri dedik, alışverişi geri kalır mı hiç? Gelmişken biraz modayla haşır neşir olayım diyenler; Zone T olarak geçen Via dell’Indipendenza, Via Ugo Bassi ve Via Rizzoli ile Via D’Azeglio’yu defterlere not etsin. Piazza Maggiore çevresinde adımlayarak kısa süre içinde hepsine ulaşmanız mümkün.

Bologna Yeme İçme Tavsiyeleri – Nerede Ne Yenir

Bologna, İtalya’nın gurme şehirlerinden biri. Özellikle, yer aldığı Emilia-Romagna bölgesinin geleneksel lezzetleri konusunda bir hayli popüler. Bologna’yı hepimiz kıymalı Bolognese sosuyla tanıyoruz. Bu nedenle de buraya geldiğinizde tatmanız gereken en önemli şey kıymalı makarna aslında. Bologna’da ‘alla Bolognese’ sosa ‘al Ragu’ diyorlar. Menüde gördüğünüzde şaşırmamak için önceden belirtelim istedik. Aşağıda Bologna için not ettiğimiz mekanların listesini bulabilirsiniz.

Lokanta: Trattoria Anna Maria

Pizzacı: Pizzeria Due Torri

Şarküteri: Tamburini

En Popüler Nostaljik Kafe: Caffe Terzi

En Popüler Nostaljik Pastane: Gamberini

Lokanta ve Restoran Önerileri: Al Cambio, Da Serghei, Oltre, Trattoria La Santa,Trattoria Bertozzi, Ristorante Portici (* Michelin), Ristorante Donatello, Ristorante di Cesari, Ristorante Pappagallo, Ristorante Scaccomatto

Kokteyl Mekanları, Snack Barlar ve Barlar: Pastis, Casa Minghetti, Nu Lounge Bar, Vanilla, Il Rialto, Marsalino, Bella Vita

Kafeler: Caffe Terzi, Gamberini, Caffe Zanarini

Bologna’da Dondurma: Cremeria Santa Stefano, Stefino Bio (Bologna’da vegan ve organik dondurma), Galliera 49, Il Gelatauro

Bologna yeme içme notlarımızdaki mekan deneyimlerimizi fotoğraflardan görebilirsiniz. Bologna ve diğer İtalya şehirlerindeki gezilerimizle ilgili mini notlarımıza ve tüm fotoğraflarımıza Instagram’da @nesemcelikkaya profilinden #journavelitalia etiketine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bizi takip edin ki birlikte gezelim! 🙂

İtalya ile ilgili diğer yazılarımız: 

Torino’da Gezilecek Yerler için tıklayın.

24 Saatte Milano: 1 Günde Milano Gezi Rehberi için tıklayın.

Veneto’da 2 Aşk Şehri: Venedik ve Verona’da Gezilecek Yerler için tıklayın.

Cinque Terre Gezi Rehberi için tıklayın.